Anlamı
katlanamayacak duruma gelmek, bezmek, bıkmak:
'Vatan hasreti artık canına yetmiş.' -A. Kabaklı.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir şeyin artık katlanılamaz hale gelmesini, insanın bıkıp bezmesini ve sabrının tükenmesini anlatır. Çoğu zaman uzun süredir süren bir özlem, sıkıntı, baskı ya da rahatsızlık vardır; insan sonunda daha fazlasını taşıyamaz. Bu yönüyle yalnızca anlık kızgınlık değil, birikmiş yorgunluk hissi taşır. Gündelik dilde çok canlıdır ve özellikle usandıran durumlar için sık kullanılır. 'Artık yeter' demenin halk ağzına yakın, etkili biçimlerinden biridir. Kişinin iç sınırına dayandığını net gösterir. Rahatsızlığın sürekliliği bu sözün merkezindedir. Burada insanın kendini değil sabrını tüketen şey ön plandadır. Bu yüzden uzun süren bunaltıları anlatırken çok güçlüdür. İçten içe büyüyen bıkkınlığın sonunda sözle dışarı vurulduğu an budur.
Örnek Cümleler
- İş arkadaşı olan biteni "canına yetmek" sözleriyle özetledi.
- Yıllardır aynı yoksulluk içinde yaşamak onun canına yetmişti.
- Annem telefonda "canına yetmek" diye yakındı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü canına yeten şey genellikle uzun süredir devam eden ve giderek ağırlaşan bir durumdur. Bir anda değil, zaman içinde taşınmaz hale gelir.
İkisi çok yakındır. Canına yetmek daha genel bir bezmişlik ve usanma halini, canına tak demek ise bu bezmişliğin patlama anını biraz daha belirgin gösterebilir.
Yoksulluk, hasret, gürültü, iş baskısı, bitmeyen dertler ve insanı usandıran tekrarlar için sık duyulur. Bu deyim, bir şeyin artık katlanılamaz hale gelmesini, insanın bıkıp bezmesini ve sabrının tükenmesini anlatır.