Anlamı
çok sulu, tatsız ve kötü görünüşlü olan (içilecek şeyler).
Detaylı Açıklama
Bu deyim, çok sulu, tatsız, zayıf ve iştah kaçıran yiyecek ya da içecekler için kullanılır. İçinde hem alay hem de küçümseme vardır. Özellikle çorba, hoşaf, ayran ya da gereğinden fazla sulandırılmış yemekler için söylendiğinde etkisi artar. Deyimin gücü, kötü görünüş ile lezzetsizliği tek benzetmede toplamasından gelir. Yalnız kıvam bozukluğunu değil, özen eksikliğini de ima eder. Bu yüzden ev içi konuşmalarda, mutfak eleştirilerinde ve sofradaki memnuniyetsizliklerde sık duyulabilir. Kıvamı yerinde olmayan şeyin değerini de bir anda düşürür. Deyim, damak tadından çok hazırlayanın gösterdiği özene de laf eder. Bu yüzden sadece yemek değil, emek eksikliği de eleştirilmiş olur. Sofra eleştirisini iyice sertleştirir.
Örnek Cümleler
- Bu çorba öyle sulanmış ki tam çapanoğlunun abdest suyu gibi olmuş.
- Misafire ikram ettiği şerbet için herkes kendi içinde 'çapanoğlunun abdest suyu gibi' diye söylendi.
- Usta, yemeği görünce 'Bunu biraz daha koyulaştırın, çapanoğlunun abdest suyu gibi kalmış' dedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Sululuğun yanında tatsızlık, özensizlik ve kötü görünüş de eleştirilir. Yalnız kıvam bozukluğunu değil, özen eksikliğini de ima eder.
Çünkü karşılaştırma bilerek kaba ve küçültücüdür. Bu da beğenilmeyen şeyi sert biçimde aşağı çeker. Bu deyim, çok sulu, tatsız, zayıf ve iştah kaçıran yiyecek ya da içecekler için kullanılır.
Mutfak eleştirilerinde, sofradaki hoşnutsuzlukta ve kıvamı bozuk yiyecek içeceklerden söz edilirken duyulur. İçinde hem alay hem de küçümseme vardır.