Anlamı
1) esk. derviş ve tarikat ehli, sadece dua ve ibadetle geçirmeleri gereken süreyi tamamlayarak çileden çıkmak; 2) üzücü ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, üzücü ve sıkıntılı bir durumun sona ermesi, çekilen zahmet süresinin tamamlanması anlamında kullanılır. Tasavvufî kökende çile süresini bitirip çıkmayı çağrıştırsa da gündelik dilde daha genel bir kurtuluş duygusu taşır. Deyimin gücü, acının bitişini süre dolmuş bir yük gibi göstermesinden gelir. İnsan bir sınavdan geçmiş, ağır dönemi arkasında bırakmıştır. Bu yüzden hem rahatlama hem hafif yorgunluk hissi vardır. Söz, sabrın sonunda gelen ferahlamayı kısa ve etkili anlatır. Burada sevinç gürültülü değil, içten içe çözülen bir rahatlamadır. Bu nedenle söz, ağır dönemlerin arkasından gelen sessiz huzuru iyi taşır. Geçmiş acının izi sürse de, yükün omuzdan kalktığı duygu açıkça hissedilir. Böyle anlarda insan sevinmekten çok derin bir nefes almış gibi olur.
Örnek Cümleler
- İşler sarpa sarınca mecburen çilesi doldu.
- O kadar zorlandı ki sonunda çilesi doldu.
- Haberi duyunca herkes çilesi doldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü ağır bir sürenin dolduğunu ve insanın sıkıntıdan çıkmaya başladığını hissettirir. Tasavvufî kökende çile süresini bitirip çıkmayı çağrıştırsa da gündelik dilde daha genel bir kurtuluş duygusu taşır.
Evet. Çile süresini tamamlama düşüncesiyle bağ kurar; ancak gündelik dilde daha genel sıkıntıların bitişi için de kullanılır.
Sıkıntının bir süreç olduğu ve o sürecin sonunda kurtuluşun geldiği vurgulanır. Bu deyim, üzücü ve sıkıntılı bir durumun sona ermesi, çekilen zahmet süresinin tamamlanması anlamında kullanılır.