Anlamı
verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
Bu söz, verilen armağanın değer bakımından sunulan kişiye layık olmayabileceğini ama verenin elinden ancak bunun geldiğini mahcup bir nezaketle anlatmak için kullanılır. Burada armağanın küçüklüğü kadar gönül tarafı da önemlidir. Sözün etkisi, yetersizlik duygusunu incelikle yumuşatmasından gelir. Veren kişi hem özür diler gibi olur hem de samimiyetini gösterir. Bu yüzden küçük hediyeler sunulurken çok sıcak ve geleneksel bir ifade olarak duyulur. Mahcubiyet ile içtenlik aynı cümlede birleşir. Asıl değer hediyenin büyüklüğünde değil, hatırlama ve gönül alma niyetindedir. Bu nedenle söz, Türkçede armağan verirken kullanılan en sıcak tevazu kalıplarından biridir. Hediye küçük olsa da gönül ilişkisinin büyük olduğunu sezdiren yönüyle kültürel açıdan da çok anlamlıdır.
Örnek Cümleler
- Elindeki küçük paketi uzatırken 'çoban armağanı çam sakızı' dedi, mahcubiyeti herkesin hoşuna gitti.
- Hediye çok büyük değildi ama 'çoban armağanı çam sakızı' sözüyle sunulunca daha anlamlı oldu.
- Nine, getirdiği örtüyü verirken hep aynı incelikle 'çoban armağanı çam sakızı' derdi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü armağanın küçüklüğünü kabul ederken, asıl değerin gönülden gelmesinde olduğunu da hissettirir. Veren kişi hem özür diler gibi olur hem de samimiyetini gösterir.
Samimi ziyaretlerde, küçük hediyelerde ve geleneksel saygı dili içinde daha doğal kullanılır. Bu söz, verilen armağanın değer bakımından sunulan kişiye layık olmayabileceğini ama verenin elinden ancak bunun geldiğini mahcup bir nezaketle anlatmak için kullanılır.
Veren kişi kendini büyütmez, karşısındakini de küçük düşürmez. Mahcubiyeti nezaketle dile getirir. Sözün etkisi, yetersizlik duygusunu incelikle yumuşatmasından gelir.