Anlamı
çözümü olmamak, çözüm bulunamamak:
'Yalın bir söyleyişin altında hemen hep çözümsüz kalan birtakım belirtkeler göze çarpıyor.' -S. İleri.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir sorun karşısında çıkış yolu bulunamamasını anlatır. İnsan bazen bir meseleyi düşünür, konuşur, çare arar ama hiçbir kapı açılmaz; işte o durumda çözümsüz kalmak denir. Deyim hem dış şartların sertliğini hem de kişinin çaresizlik hissini taşır. Özellikle hukuk, siyaset, aile ilişkileri ve kişisel sıkışmalar için sık kullanılır. İçinde yalnız aklın yetmemesi değil, mevcut şartların da düğümlenmesi vardır. Bu yüzden yalnız bir problem değil, uzayıp duran bir tıkanma hâli çağrıştırır. Bir dosyanın, bir ilişkinin ya da bir borç meselesinin sürekli aynı duvara toslaması bu deyimin doğal kullanım alanıdır. Sözü güçlü kılan taraf, yalnız sonucun kötü olması değil, çabanın sonuçsuz kalmasıdır. İnsan çözüm aradıkça daha fazla yorulur ve mesele zihinde ağırlaşır.
Örnek Cümleler
- Patron toplantıda "çözümsüz kalmak" diye sitem etti.
- Arkadaşları bu durumu "çözümsüz kalmak" diye tarif etti.
- Annem telefonda "çözümsüz kalmak" diye yakındı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çok uğraşılmasına rağmen hiçbir yol açılamayan, uzadıkça daha da düğümlenen durumlarda daha güçlü duyulur. Deyim hem dış şartların sertliğini hem de kişinin çaresizlik hissini taşır.
Hayır, çoğu zaman dış şartların elverişsizliği ve tarafların uzlaşmaması da bu durumu doğurur. Bu deyim, bir sorun karşısında çıkış yolu bulunamamasını anlatır.
Siyasette, hukukta, iş hayatında ve kişisel çıkmazlarda sık kullanılır. İnsan bazen bir meseleyi düşünür, konuşur, çare arar ama hiçbir kapı açılmaz; işte o durumda çözümsüz kalmak denir.