Anlamı
büyük bir üzüntü dolayısıyla insanlardan kaçıp ıssız yerlerde yaşamak.
Detaylı Açıklama
Dağlara düşmek deyimi, büyük bir üzüntü, yıkım ya da çaresizlik sonucu insanlardan uzaklaşıp ıssız yerlere çekilmek anlamında kullanılır. Bu ifade, sıradan bir yalnız kalma isteğinden daha ağır bir ruh hâlini anlatır. Kişi yaşadığı acının ağırlığıyla toplum içine karışamaz, kalabalığa dayanamaz ve kendini sanki dağlara vuracak kadar kopmuş hisseder. Deyim halk hikâyelerinde, ağıtlarda ve türkülerde güçlü bir çağrışım taşır. İçinde hem kaçış hem de içe çekilme vardır. Bu yüzden sevda acısı, ölüm, büyük kayıp ya da ağır kırgınlık anlatılırken çok etkili durur. Söz, insanın şehirden değil dünyadan uzaklaşmak ister gibi olduğu karanlık bir ruh durumunu görünür kılar. Deyim, büyük acı veya çaresizlik yüzünden kişinin yerleşik hayatından kopup savrulmasını da güçlü biçimde duyurur.
Örnek Cümleler
- Oğlunu genç yaşta kaybedince günlerce dağlara düştü ve kimseyle görüşmeden ortadan kayboldu.
- Sevdiği gidince dağlara düşmesi türkülerde kaldı sanma, gerçekten içine kapandı.
- Büyük iflastan sonra adam neredeyse dağlara düşecek hâle geldi, kimseyle konuşmuyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü dağlara düşmekte asıl olan ruhsal kopuştur. İnsan bazen bulunduğu yerde kalsa da içinden her şeyden uzaklaşmak, ıssızlığa çekilmek geçebilir. Deyim bu iç çöküşü de taşır.
Türkü, ağıt ve halk hikâyelerinde dağ, yalnızlığın ve acının mekânı olarak çok güçlü bir simgedir. Bu yüzden deyim, sözlü kültürde duygusal yoğunluğu yüksek bir anlatım kazanmıştır.
Dağa çıkmak daha çok isyan, eşkıyalık ya da düzen dışına çekilme anlamı taşır. Dağlara düşmek ise içsel yıkım, acı ve insanlardan kaçma duygusunu öne çıkarır. Biri fiilî kopuş, diğeri duygusal dağılma ağırlıklıdır.