Anlamı
bu, büyük bir kayıp ancak eskiden yol açtığı rahatsızlık da sona erdi.
Detaylı Açıklama
Dam yandı, içindeki sıçan da yandı atasözü, büyük bir kayıp yaşanırken o kaybın içindeki başka bir rahatsızlığın da ortadan kalktığını anlatır. Yani zarar büyüktür ama zarar veren unsur da aynı olayla yok olmuştur. Bu yüzden söz, tam bir sevinç değil, buruk bir rahatlama taşır. İnsan bir yandan esas kayba üzülür, öte yandan içindeki sıkıntının son bulduğunu da kabul eder. Atasözü genellikle kötü bir olayın tamamen tek yönlü olmadığını, bazen içindeki ikinci sonucun da hesaba katılması gerektiğini belirtir. Hem felaketi hem ferahlamayı birlikte taşıdığı için dengeli ve gerçekçi bir bakış sunar. Bu ikili duygu, sözün etkisini kuvvetlendiren asıl unsurdur. Yaşanan zararın içinde gizli bir rahatlama payı bulunabileceğini anlatması bakımından da ince bir gözlem taşır.
Örnek Cümleler
- Eski depo yıkıldı ama yıllardır başımıza bela olan düzen de bitti; tam dam yandı, içindeki sıçan da yandı durumu oldu.
- Ortaklık bozuldu, para kaybettik ama bizi tüketen kavga da sona erdi; dam yandı, içindeki sıçan da yandı dedik.
- Kapanan iş yerine üzüldüler ama zarar ettiren bölüm de kalkınca dam yandı, içindeki sıçan da yandı diye yorum yaptılar.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sözde ortada gerçekten büyük bir kayıp vardır; fakat o kaybın içinde sürekli rahatsızlık veren bir unsur da yok olur. Böylece kişi saf bir sevinç yaşamaz, ama tamamen karanlık bir tablo da görmez.
Bir yapının, ilişkinin, düzenin ya da işin bozulduğu; fakat onun içindeki sürekli sorun çıkaran unsurun da aynı anda ortadan kalktığı durumlarda çok doğal durur. Yani kötü olayın içinde ikinci bir temizlenme etkisi aranır.
Daha çok durum tespiti yapar. İçinde teselli payı bulunabilir, ama asıl işlevi yaşanan olayın iki taraflı sonucunu göstermek, yani kaybın yanında bir yükten kurtulma payını da görünür kılmaktır.