Anlamı
bir huy veya duygu güçlü bir biçimde ortaya çıkmak:
'Birden nasihat damarlarının kabardığını duydu.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Damarı kabarmak, bir huyun, duygunun veya eğilimin aniden güç kazanıp görünür hâle gelmesini anlatır. Bu duygu öfke, merhamet, inat, nasihat etme isteği, mücadele ruhu ya da başka bir iç eğilim olabilir. Deyimin en güçlü yanı, bu özelliklerin kişinin içinde zaten var olduğunu ama bir olayla birlikte birden yükseldiğini hissettirmesidir. Yani dışarıdan eklenmiş değil, içeride bekleyen bir şey uyanmıştır. Bu nedenle söz, ani tepki anlarını ve karakterin görünür hâle geldiği dönemleri iyi yakalar. Günlük dilde çok kullanışlıdır; hem mizahlı anlatımlarda hem de ciddi değerlendirmelerde yer bulur. Kişiliğin gizli damarlarının ne zaman kabaracağını anlatan kuvvetli bir gözlem deyimidir. Böylece insanın kendini ele verdiği anları tek ifade ile görünür kılar.
Örnek Cümleler
- Çocukları yan masada gürültü yapınca yine nasihat damarı kabardı ve uzun uzun konuştu.
- Haksızlık karşısında birden damarı kabarınca sesi yükseldi ve kimse onu susturamadı.
- Eski takımının adı geçince içindeki taraftarlık damarı kabardı ve heyecanla anlatmaya başladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyim, kişinin içinde bulunan eğilimin her zaman görünür olmadığını, fakat belli bir olayla birlikte birden belirginleştiğini düşündürür. Yani karakterin tamamını değil, tetiklenen ve öne çıkan yönünü anlatır.
Hayır, yalnız olumsuz şeyler için kullanılmaz. Öfke ve inat için söylenebildiği gibi, merhamet, vefa, savunma duygusu ya da mücadele ruhu gibi daha olumlu eğilimler için de rahatça kullanılabilir.
Damarı kabarmak daha geniştir; herhangi bir duygu veya eğilim için kullanılabilir. Damarı tutmak ise daha çok aksilik, huysuzluk ya da inat gibi olumsuz bir yönün depreşmesini anlatan daha dar ve daha sert bir kullanıma sahiptir.