Deyim

Davete İcabet Etmek Ne Demek?

Anlamı

çağrılı olduğu yere gitmek:
'Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

Detaylı Açıklama

Davete icabet etmek, çağrılı olunan yere gitmek, daveti geri çevirmeyip kabul ederek katılmak anlamına gelir. İfade Osmanlıca kökenli bir resmiyet ve nezaket tonu taşır. Bu yüzden günlük dilde hâlâ kullanılsa da, sıradan gelmekten daha özenli ve daha saygılı bir renk verir. Yalnız fiziksel katılımı değil, davete verilen olumlu karşılığı ve ev sahibine gösterilen nezaketi de anlatır. Resmî törenler, yemekler, toplantılar ve özel davetlerde sık duyulur. Sözün içinde toplumsal ilişki terbiyesi ve karşılıklılık duygusu vardır. Bir davete icabet etmek, çağrıyı görmezden gelmemek ve davet edenin jestine cevap vermek anlamına gelir. Bu da ifadeye saygın ve ölçülü bir ton kazandırır. Bu ifade, çağrıya olumlu dönmenin aynı zamanda nezaket ve karşılık verme kültürü taşıdığını da gösterir.

Örnek Cümleler

  1. Büyükelçi yoğun programını ayarlayarak bugün bu önemli davete icabet etti.
  2. Yoğunluğuna rağmen eski dostunun verdiği akşam yemeği davetine icabet etti.
  3. Hoca da öğrencilerinin samimi çağrısına uyup bu güzel davete icabet etti.

Kökeni ve Hikayesi

İcabet kelimesi Arapça kökenlidir ve çağrıya olumlu karşılık verme anlamı taşır. Osmanlı büro ve nezaket dilinden modern Türkçeye geçen bu ifade, davet kültürü içinde kalıplaşmıştır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü bu ifade, davetin bir sosyal değer taşıdığını ve kişinin buna özenle karşılık verdiğini hissettirir. Böylece katılım sıradan bir geliş değil, çağrıya verilen saygılı ve bilinçli bir cevap olarak görünür.

Resmî toplantılar, nikâhlar, davet yemekleri, kurum etkinlikleri ve daha ölçülü toplumsal ortamlarda daha doğal kalır. Çok samimi arkadaş dilinde kullanılabilir ama orada biraz daha resmî ve ağır duyulabilir.

Davete icabet etmek çağrının sınırına ve nezaketine saygı göstermeyi anlatır. Davetsiz gelmek ise bu çerçeveyi aşmayı, hatta kendini zorla ilişkiye dahil etmeyi ima eder. Biri toplumsal ölçüye, diğeri ölçüsüzlüğe yakındır.