Anlamı
ortalığa korku vermek:
'Oyun, okuyanı hiçbir tarih kitabının etkilemeyeceği kadar kuvvetle Fransız İhtilali'nin amansız, dehşet saçan günleriyle karşı karşıya bırakır.' -N. Cumalı.
Detaylı Açıklama
Dehşet saçmak, bulunduğu yere korku, panik ve ağır bir ürperti yaymak anlamında kullanılan güçlü bir deyimdir. Bu ifade sadece korkutmayı değil, çevreye yayılan yoğun bir tehdit duygusunu anlatır. Bir olay, bir görüntü, bir saldırı, bir ses ya da bir kişinin tavrı dehşet saçabilir. Sözün içinde aktif bir yayılma vardır; korku yalnız var olmaz, etrafa saçılır. Bu nedenle savaş, felaket, suç, vahşet ve sert otorite anlatılarında çok etkili durur. Gündelik dilde de mecazlaşarak kullanılabilir; örneğin çok sert bakan ya da öfkesiyle çevreyi geren biri için söylenebilir. Deyimin gücü, duyguyu pasif değil saldırgan biçimde resmetmesinden gelir. Karanlık ve çarpıcı bir anlatımdır. Bu yüzden deyim, yalnız korkutmayı değil, çevreye yayılan yoğun panik ve tedirginlik havasını da anlatır.
Örnek Cümleler
- Patlamanın ardından sokakta etrafa yayılan görüntü tam anlamıyla dehşet saçıyordu.
- Filmdeki zalim komutan tek bir bakışıyla bile etrafına korku ve dehşet saçıyor.
- Kasabada günlerce süren saldırılar, herkese dehşet saçan bir hava bıraktı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada korku tek kişiye yönelmez; çevreye yayılır ve ortamı kaplar. Saçmak fiili, duygunun geniş alana yayıldığını gösterdiği için ifade daha yoğun ve karanlık duyulur.
Savaş, felaket, suç, baskın, tehdit ve vahşet anlatılarında çok etkilidir. Çünkü bu sahnelerde korku sadece hissedilmez, etrafa bulaşan bir atmosfer hâline gelir. Deyim bu yüzden tek tek korkuyu değil, korkunun çevreye yayılma hızını da düşündürür.
Dehşet saçmak, korku yayan kaynağı öne çıkarır. Dehşete düşürmek ise o kaynağın başkasında yarattığı sonucu vurgular. Biri etkiyi yayan taraf, diğeri etkiye uğrayan taraf merkezlidir.