Anlamı
acayip biçimde giyinen, takıp takıştıran (kimse):
'Teğmenin, teyzem dediği, altmışlık, altmış beşlik, suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı gibi bir kadıncağızmış.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Deli saraylı gibi sözü, acayip biçimde giyinen, aşırı süslenen, takıp takıştıran ve dikkat çekmek için ölçüsüzleşen kimseler için kullanılır. İfadenin içinde hem gösteriş hem de tuhaflık vardır. Saraylı sözü süs, ihtişam ve gösteriyi çağrıştırırken, deli nitelemesi bunun ölçüsüzleştiğini anlatır. Böylece kişi sadece şık değil, göze batar derecede abartılı görünür. Deyim kimi zaman mizahla, kimi zaman da hafif küçümsemeyle söylenir. Özellikle yaşına, yerine veya ortama göre fazla süslü bulunan kişiler için halk dilinde yer eder. Giyim kuşam üzerinden karakter yargısı da taşır; yani yalnız elbise değil, ölçü duygusunun eksikliği eleştirilir. Gösterişli ama uyumsuz görünüşü tek cümlede anlatan güçlü bir deyimdir. Deyimin etkisi, kendine göre bir düzen kurmuş ama dışarıdan bakan için tuhaf kalan görüntüyü resmetmesinden gelir.
Örnek Cümleler
- Düğüne öyle takılarla geldi ki herkes deli saraylı gibi olmuş dedi.
- Mahalle arasında sabah sabah deli saraylı gibi süslenip dolaşması dikkat çekti.
- Renkleri ve aksesuarı abartınca kıyafeti deli saraylı gibi bir havaya büründü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sözdeki saraylı kısmı gösterişi, deli kısmı ise bu gösterişin dengeden çıktığını ifade eder. Böylece kişi şık olmaktan çok, abartılı ve tuhaf görünür. Yani gösteriş burada zarafet üretmez; aksine abartı yüzünden tuhaflık yaratır.
Genellikle hafif alaycı ve küçümseyici bir yargı vardır. Kimi zaman sevecen şaka gibi söylense de temelinde “fazla olmuş” eleştirisi yer alır. Bu yüzden sözdeki yargı, beğeniden çok ölçüsüzlük eleştirisi olarak öne çıkar.
İkisi de ölçüsüzlük ve estetik uyumsuzluk taşır. Deli saraylı gibi kişisel görünüşteki aşırılığı, deli kızın çeyizi gibi ise bir araya gelen şeylerin genel uyumsuzluğunu anlatır.