Atasözü

Deliye Bal Tattırmışlar, Çarşıda Katran Bırakmamış Ne Demek?

Anlamı

aklı kıt olan kimse, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi, gerçekten ona benzemese de elde etmeye çalışır.

Detaylı Açıklama

Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış atasözü, aklı kıt ya da ölçüsüz bir kimsenin hoşuna giden bir şeyi tattıktan sonra, ona benzeyen her şeye saldırmasını anlatır. Balı tanıyan ama ayırt etme gücü olmayan kişi, çarşıdaki katranı bile bal sanarak tüketmeye kalkar. Atasözü burada sadece açgözlülüğü değil, ayırt etme yoksunluğunu da eleştirir. İnsan bazen bir tadı, bir zevki, bir çıkarı ya da bir imkânı tanıyınca ölçüyü kaybeder; benzeyeni de aynı sanır. Bu yüzden söz, hevesin körleştirdiği durumlar için çok yerindedir. İçinde hem mizah hem de sert bir akıl eleştirisi vardır. Beğeni ile ayırt etme gücü arasındaki farkı çok çarpıcı biçimde gösterir.

Örnek Cümleler

  1. Bir kere kolay para görünce deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış misali her işe atladı.
  2. Yeni telefondan sonra her parlak şeyi almak isteyince annesi deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış dedi.
  3. Bir övgü duyunca benzer her söze koşması tam deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış durumuydu.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü sorun sadece hoşuna giden şeye yönelmek değildir; ona benzeyen ama aslında farklı ve değersiz olan şeyi de aynı sanmaktır. Bu, ölçüsüz heves ile muhakeme eksikliğinin birleşmesidir.

Biri tatlı ve kıymetli, diğeri ona benzeyen ama bambaşka bir şeydir. Bu karşıtlık, ayırt edememenin ne kadar gülünç ve zararlı sonuç doğurabileceğini keskinleştirir. Böylece ayırt etme yoksunluğunun nasıl kolayca zarara dönüşebildiği daha keskin görünür.

Kolay kazanca saldıranlar, bir kez övgü alıp her ilgiyi aynı sananlar, modaya ölçüsüz kapılanlar ya da tattığı bir imkânın benzerlerini düşünmeden tüketmeye çalışanlar için rahatça kullanılabilir.