Anlamı
çok zayıflamak:
'Bu efendi, derisi kemiklerine yapışmış, gözleri çukura kaçmış, hastaneye yatırılacak kılığa girmişti.' -M. Ş. Esendal.
Detaylı Açıklama
Derisi kemiklerine yapışmak, kişinin aşırı derecede zayıfladığını, etinin eriyip yalnız kemik görüntüsünün kaldığını anlatan çok güçlü bir deyimdir. İfade abartılı görünse de asıl etkisini bu sert görüntüden alır. Hastalık, uzun süren yoksulluk, açlık, üzüntü ya da ihmal sonucu insanın bedensel olarak çökmesini anlatırken sık kullanılır. Deyimin tonu acıma ve kaygı taşır; çoğu zaman bunu söyleyen kişi karşısındakinin hâline üzülür. İçinde yalnız fiziksel zayıflık değil, genel bir çöküş duygusu da vardır. İnsanın canlılığını kaybettiği, yıprandığı ve gücünün azaldığı bir durumu resim gibi gösterir. Bu yüzden sıradan “çok zayıf” demekten daha etkili ve daha sarsıcıdır. Bu kullanım, aşırı zayıflığı yalnız görünüşle değil, yoksunluk ve güçsüzlük duygusuyla birlikte verir.
Örnek Cümleler
- Aylarca süren hastalıktan sonra adamın derisi kemiklerine yapışmış, tanınmayacak hâle gelmişti.
- Uzun süren yokluk ve kıtlık günlerinde köydeki çocukların derisi kemiklerine yapıştı.
- Onu görünce annesi, bu ne hâl, derisi kemiklerine yapışmış, diye ağladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü bedenin dolgunluğunu tümüyle kaybettiği, yalnız kemik yapısının kaldığı sert bir görüntü çizer. Bu nedenle yalnız inceliği değil, tükenmişliği de hissettirir. Çünkü burada yalnız incelik değil, besinsizlik, bitkinlik ve gözle görülür çöküş hissi vardır.
Ağır hastalık, uzun yoksulluk, bakımsızlık, açlık veya büyük üzüntü nedeniyle bedensel çöküş yaşanan durumlarda daha yerinde olur. Çünkü söze yakışan şey aşırı zayıflıktır. Hastalık, yoksulluk, açlık, uzun süren yıpranma ve ağır üzüntü sonrasında daha yerinde olur.
Acıma, şaşkınlık ve kaygı taşır. Kişi yalnız fiziksel görünümü değil, o görünümün arkasındaki zor hayatı da düşünür. Tonu çoğu zaman acıma, kaygı ve insanın içini burkan bir üzüntü taşır.