Anlamı
bir kimse veya olay sıkıntı vermek:
'Artık açıkça mahallenin başına dert olmaya başlamış.' -Y. N. Nayır. 'Nereden buraya gelmiş, âlemin başına dert kesilmişti.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Dert olmak, bir kişi ya da olayın sürekli sıkıntı vermesi, huzuru kaçırması, insanın üzerinde yük hâline gelmesi anlamında kullanılan yaygın bir deyimdir. Burada dert, dışarıdan gelip insanın hayatına yerleşen sorun gibi düşünülür. Bir komşu, bir borç, bir alışkanlık, bir iş ya da bir kişi başa dert olabilir. Bu yüzden deyim yalnız iç sıkıntıyı değil, dış kaynaklı rahatsızlıkları da kapsar. Sözün içinde süreklilik ve bıktırma duygusu vardır; geçici bir can sıkıntısından çok, tekrarlayan ve çözüm bekleyen bir problem anlatılır. Gündelik dilde çok yerinde durur; çünkü insan hayatında başa bela kesilen şeyleri adlandırmak için kısa ve etkili bir kalıp sunar. Deyimin gücü, sıkıntının kalıcı hâle gelişini net göstermesindedir.
Örnek Cümleler
- Bu beklenmedik masraf kısa sürede bütün aileye büyük bir dert oldu.
- Mahalledeki gece gündüz süren gürültü artık herkese ciddi bir dert oluyor.
- Küçük bir ihmal zamanla büyüyüp kontrol edilemez bir dert oldu ve herkesi etkiledi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü dert olmak, sorunun gelip geçmediğini, hayatın parçasıymış gibi sürüp insanı yorduğunu anlatır. Bu kalıcılık hissi deyimin ana etkisidir. Kalıcılık duygusu yüzünden söz, geçici can sıkıntısından daha ağır bir yük hissi doğurur.
Kişiler, borçlar, alışkanlıklar, sürekli aksayan işler ve tekrar eden problemler için söylenir. Ortak noktaları, çözülmeden devam etmeleridir. Süren borçlar, bitmeyen kişiler ve çözümsüz işler bu deyimin doğal alanını oluşturur.
Dert etmek kişinin içten yüklenmesini anlatır; dert olmak ise bir şeyin dışarıdan gelip sıkıntı kaynağına dönüşmesini anlatır. Biri içe dönük, diğeri dışa dönük bir ağırlık taşır.