Anlamı
1) çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak:
'Kitaptan öğrendikleri, hayattan gözlediklerinin yanında devede kulak kalır.' -S. Birsel. 2) yetersiz, çok küçük veya az olmak:
'Tekaüt aylıkları günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Devede kulak kalmak, bir şeyin çok az, çok küçük ya da bütüne göre önemsiz derecede yetersiz olduğunu anlatan çok yaygın bir deyimdir. Deve gibi büyük bir hayvan yanında kulağın küçüklüğü nasıl dikkat çekiyorsa, bu deyim de karşılaştırılan unsurun göze çarpmayacak kadar az olduğunu gösterir. Bu yüzden söz, miktar yetersizliğini anlatmak için çok güçlüdür. Bazen para, bazen bilgi, bazen yardım, bazen de başarı için kullanılır. Bir bütünün yanında pay o kadar küçüktür ki neredeyse anılmaya değmez. Deyimin etkisi, büyük-küçük karşıtlığını anında zihne getirmesinden gelir. Sıradan 'az' demekten daha görsel ve daha keskin bir anlatımdır. Eksikliğin ya da küçüklüğün oranını kolayca sezdirir.
Örnek Cümleler
- Bu küçük yardım toplam zararın büyüklüğü yanında maalesef devede kulak kaldı.
- Kitapta yazanlar onun gerçek hayatta yaşadıklarının yanında devede kulak kalıyordu.
- Aldığı maaş bugünkü artan masraflar ve hayat pahalılığı karşısında devede kulak kalıyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü büyük gövde ile küçük kulak arasındaki farkı herkes kolayca gözünde canlandırabilir. Böylece azlık yalnız söylenmez, neredeyse görülür hâle gelir. Çünkü koca gövde yanında kulağın küçüklüğü, yetersiz miktarı tek bakışta sezdirir.
Hayır, bilgi, yardım, tecrübe, başarı veya herhangi bir pay için kullanılabilir. Ortak nokta, toplam karşısında çok küçük kalmasıdır. Hayır; zaman, emek, etki, fayda ve sonuç gibi birçok karşılaştırmada da kullanılabilir.
Çünkü hem kısa hem son derece açıklayıcıdır. İnsanlar uzun uzun oran anlatmadan yetersizliği hemen hissettirebilir. Somut, kısa ve güçlü bir görüntü kurduğu için günlük konuşmada kolay yerleşmiştir.