Anlamı
pişen yemekler tencerenin dibine yapışmak.
Detaylı Açıklama
Dibini tutmak, pişen yemeklerin tencerenin dibine yapışması, yanmaya başlaması ya da kıvam bozukluğu yüzünden alt bölümünün zarar görmesi anlamında kullanılan bir mutfak deyimidir. Görünüşte dar bir kullanım alanı vardır ama günlük hayatta çok tanınır olduğu için canlı bir anlatım taşır. Dibi tutan yemek çoğu zaman ihmali, dikkatsizliği ya da uygun olmayan pişirme koşulunu ele verir. Bu yüzden deyim yalnız teknik mutfak sonucu değil, özen eksikliği çağrışımı da taşır. Gündelik dilde gerçek anlamıyla çok kullanılır; bazen mecazen bir işin bozulmaya yüz tutması için de söylenebilir. Alt kısımdaki küçük bir ihmalin bütün yemeğin tadını etkileyebilmesini iyi anlatır. İnce ayar gerektiren işlerin kolay bozulabilir yanını görünür kılar.
Örnek Cümleler
- Sohbete dalınca pilavın dibini tuttuğunu mutfaktaki kokudan geç fark ettiler.
- Mutfaktan gelen yanık yemek kokusundan tencerenin çoktan dibini tutmuş olduğunu hemen anladı.
- Altını kısmayı unutursan ocaktaki çorba çok kısa sürede dibini tutar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü küçük bir dikkatsizlik yüzünden işin bozulmaya başlaması, pek çok alanda benzer bir mantık taşır. Böylece yemekten çıkıp genel bozulma hissine açılabilir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Genellikle ihmali, zaman ayarındaki hatayı ya da yeterince ilgilenilmediğini ele verir. Çünkü yemek kendi kendine değil, çoğu zaman dikkat eksikliği yüzünden dibini tutar. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Çünkü mutfak deneyimi çok yaygındır ve herkes bunun sonucunu bilir. Koku, tat ve görüntü birlikte akılda kaldığı için deyim de kolayca yerleşmiştir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.