Deyim

Diken Üstünde Oturmak (olmak) Ne Demek?

Anlamı

bir yerde tedirginlik duymak:
'O bir yıl içinde diken üstünde otururum o evde; düş kuramam, şiir yazamam.' -M. C. Anday. 'Konuşmaya başladık. Yine kavga ederiz diye diken üstündeyim.' -R. Erduran.

Detaylı Açıklama

Diken üstünde oturmak, bir yerde ya da bir durumda sürekli tedirginlik duymak, rahat edememek ve her an bir sorun çıkacakmış gibi gerilim içinde bulunmak anlamında kullanılan deyimdir. Dikenin fiziksel rahatsızlığı burada tam bir psikolojik metafora dönüşür. Kişi yerinde durur ama huzuru yoktur; biraz sonra canını acıtacak bir şey bekler gibi olur. Bu yüzden deyim, kaygı, gerginlik ve huzursuz bekleyişi çok iyi anlatır. Sınav sonucu beklemek, kavga çıkmasından korkmak, tehlikeli bir ortamda bulunmak ya da gerilimli bir konuşmanın içinde kalmak gibi durumlarda çok doğal durur. Söz, rahat oturamama hissini hem bedene hem ruha taşır. Tedirginliğin sürekli ve ince acı veren halini güçlü biçimde görünür kılar.

Örnek Cümleler

  1. Sınav sonucu açıklanana kadar günlerce tedirginlik içinde diken üstünde oturup bekledi.
  2. O evde bir yıl diken üstünde oturmak zorunda kaldığını anlatıyordu.
  3. Hassas konu açılınca herkes diken üstünde oturur gibi tedirginleşip gerildi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü diken üstünde oturmak fiziksel olarak zaten rahatsız edici bir görüntüdür. Deyim bu somut rahatsızlığı ruhsal gerginliğin karşılığı yapar. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.

Belirsizlik, kavga ihtimali, bekleyiş, baskı ve tehlike sezilen ortamlar için en uygundur. Çünkü bu durumlarda insan fiziksel olarak yerinde olsa da zihnen rahat değildir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.

Çünkü yalnız 'gergindim' demekten daha somut bir sahne kurar. Dinleyenin zihninde hem bedensel hem ruhsal huzursuzluk aynı anda belirir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.