Anlamı
esk. sorguya çekmek için düşman askeri yakalamak.
Detaylı Açıklama
Dil tutmak, eski askerî kullanımda sorguya çekmek amacıyla düşman askeri ele geçirmek anlamına gelen bir deyimdir. Buradaki 'dil', konuşacak, bilgi verecek kişi anlamındadır. Yani amaç yalnız esir almak değil, düşman hakkında bilgi sağlayacak birini canlı ele geçirmektir. Bu yönüyle deyim savaş stratejisi, keşif ve istihbarat fikrine bağlanır. Günlük dilde artık eski kadar yaygın kullanılmasa da tarihî anlatılarda ve askerî metinlerde önemli bir terim niteliği taşır. Dil tutmak, bilgiye ulaşmanın doğrudan ve tehlikeli yollarından birini gösterir. İçinde plan, cesaret ve hedefli hareket vardır. Söz, savaş dilinin Türkçede bıraktığı izlerden biridir ve konuşmanın bilgiyle nasıl eşleştirildiğini ilginç biçimde ortaya koyar. Bu kullanım, sözün yalnız kelime anlamıyla değil, sosyal ilişki içindeki etkisiyle de yaşadığını gösterir; bu yüzden bugün de kolayca bağlama oturur.
Örnek Cümleler
- Gece baskınında bir asker bilgi almak amacıyla karşı taraftan dil tuttu.
- Komutan saldırmadan önce mutlaka keşif koluna çıkıp dil tutulması gerektiğini söyledi.
- Eski harp hikâyelerinde düşman hattından dil tutmak çok önemli bir başarı sayılırdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada önemli olan kişinin kendisi değil, vereceği bilgidir. Konuşabilen ve bilgi aktarabilen esir, adeta dili üzerinden tanımlanır. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.
Sıradan esir almada amaç yalnız ele geçirmektir; dil tutmakta ise özellikle bilgi edinme amacı öne çıkar. Bu yüzden daha hedefli ve işlevsel bir eylemdir. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.
Çünkü gündelik hayatın dışında kalmış askerî bir kullanım taşır. Modern dilde sık duyulmasa da eski savaş anlatılarında canlılığını korur. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.