Anlamı
cansız nesneler konuşabilseler bazı olaylara tanıklık da edebilirler.
Detaylı Açıklama
Dili olsa da söylese sözü, cansız ya da konuşma gücü bulunmayan bir varlığın yaşanan olaylara tanıklık ettiğini, konuşabilse çok şey anlatacağını düşündüren bir atasözüdür. Bu sözle eşya, mekân ya da nesneye tanıklık yüklenir. Eski ev, kapı, masa, duvar, sokak ya da fotoğraf için söylenebilir; çünkü bunlar geçmişe sessizce şahitlik etmiş kabul edilir. Atasözünün gücü, sessiz olanın hafızasını hayal ettirmesindedir. İnsanlar unutsa da yerler ve nesneler görüp saklamış gibidir. Edebî tadı yüksek, çağrışımı geniş bir sözdür. Günlük dilde nostalji, sır, geçmiş ve tanıklık duygusunu yoğunlaştırmak için kullanılır. Sessiz şeylerin bile hikâye taşıdığı fikrini son derece zarif biçimde anlatır. Bu yüzden atasözü, tek bir gözlem söylemekle kalmaz; insanın sözü, niyeti ve davranışı arasındaki ilişkiyi de ölçülü bir biçimde hatırlatır.
Örnek Cümleler
- O eski konak dili olsa da söylese, kim bilir neler anlatırdı.
- Masanın çekmecesindeki karışıklığa bakınca annem, şunların dili olsa da neler söylese, dedi.
- Yıkılan mahallenin taşları için herkes dili olsa da söylese diye iç geçirdi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü insanlar geçip giderken olayların izleri çoğu zaman yerlerde ve nesnelerde kalır. Atasözü bu sessiz tanıklığı hayal yoluyla görünür hâle getirir.
Nostalji, merak, hüzün, sır duygusu ve geçmişe dönük iç çekişle birlikte daha etkili kullanılır. Çünkü söz, görünmeyen hikâyeleri sezdirir. Anlatılmamış olanın ağırlığı, anlatılandan çok daha yoğun hissedilir.
Cansız olana dil ve anlatı gücü vermesi, söze şiirsel bir derinlik kazandırır. Böylece sıradan bir gözlem, güçlü bir çağrışıma dönüşür.