Deyim

Dilinden Kurtulamamak Ne Demek?

Anlamı

sürekli olarak bir kimsenin sitem, eleştiri ve sataşmalarına uğramak.

Detaylı Açıklama

Dilinden kurtulamamak, bir kimsenin sürekli eleştirisine, sitemine, laf atmasına ya da sataşmasına maruz kalmak anlamında kullanılan bir deyimdir. Burada dil, söz söyleyen kişinin bitmeyen baskısını temsil eder. İnsan bazen doğrudan bir kötülük görmez ama birinin ağzından da kurtulamaz; sürekli konuşulur, eleştirilir, çekiştirilir. Deyim tam da bu yorucu söz baskısını anlatır. Gündelik dilde aile içi takılmalar, iş yerindeki üst-alt ilişkileri, komşu atışmaları ve akraba sitemleri için çok yerinde kullanılır. Fiziksel değil sözlü kuşatılmışlık hissi verir. Birinin dili, kişinin peşini bırakmayan bir yük gibi görünür. Türkçede sosyal baskının konuşma yoluyla nasıl sürdürüldüğünü açık biçimde anlatan etkili kalıplardan biridir. Bu kullanım, sözün yalnız kelime anlamıyla değil, sosyal ilişki içindeki etkisiyle de yaşadığını gösterir; bu yüzden bugün de kolayca bağlama oturur.

Örnek Cümleler

  1. Ne yapsa ne etse bir türlü annesinin sürekli söylenen dilinden kurtulamıyordu.
  2. Patronun keskin dilinden bir türlü kurtulamamak yüzünden ofisteki herkes daha dikkatli davranıyordu.
  3. Mahalleye taşındığından beri yapılan dedikoduların ve komşuların dilinden bir türlü kurtulamadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü kişinin peşini bırakmayan şey fiziksel bir güç değil, sürekli yinelenen sözlerdir. Söz burada baskının aracı hâline gelir. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.

Aile içi sitemlerde, iş yerinde yöneticilerin çıkışlarında, komşuluk ilişkilerinde ve akraba eleştirilerinde daha çok kullanılır. Çünkü bu alanlarda tekrar eden söz baskısı yaygındır. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.

Dilinden kurtulamamak belirli bir kişinin sürekli sözlü baskısını anlatır. Dile düşmek ise daha geniş çevrede dedikodu konusu olmayı ifade eder. Bu yüzden söz, yalnız anlamı değil kullanım tonu ve ilişki içindeki etkisiyle birlikte düşünülmelidir.