Anlamı
talimat vermek, emretmek, buyurmak:
'Projelere, tasavvurlara geçildi, Paşa direktifler veriyordu.' -T. Buğra.
Detaylı Açıklama
Direktif vermek, talimat vermek, emretmek ya da bir işin nasıl yapılacağını belirlemek anlamında kullanılan modern ve resmî tonlu bir deyimdir. Bu kullanımda yetki sahibi olan kişi ya da kurum, alt kademeye yön çizer. Direktif vermek yalnız bir isteği iletmek değil, uygulamaya esas olacak çerçeveyi koymaktır. Bu yüzden söz, hiyerarşi, yetki ve yönetim duygusunu güçlü biçimde taşır. Kurumsal yapılarda, bürokraside, askerî dilde ve iş hayatında çok yaygındır. Günlük konuşmada da bazen otoriter tavır eleştirisiyle birlikte kullanılabilir. Ne yapılacağını belirleme gücünü kısa ve etkili biçimde anlatır. Yetkinin söz üzerinden işleyişini görünür kılan bir ifadedir. Yetki kullanan tarafın konumunu ve talimatın bağlayıcılığını vurgulayan güçlü bir yönetim ifadesidir.
Örnek Cümleler
- Toplantıda masadaki herkese tek tek açıkça direktif verip görevlerini belirledi.
- Müdür açık bir direktif vermeden kimse kendi başına adım atmak istemedi.
- Yukarıdan sürekli sert direktif vermek alışkanlığı ekipte ciddi bir huzursuzluk yaratıyordu.
Kökeni ve Hikayesi
Direktif kelimesi yönetim ve bürokrasi dilinden Türkçeye yerleşmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü direktif vermek yalnız rica etmek değil, uygulanması beklenen bir yön çizmek demektir. İçinde yetki baskısı vardır. İçindeki yetki baskısı, ifadeyi sıradan bir ricadan ya da öneri sunmaktan kesinlikle ayırır.
Yönetici, komutan, müdür, kurul, merkez birim ya da karar makamındaki kişiler ve kurumlar için daha doğal kullanılır. Karar makamındaki kişiler ve kurumlar için daha doğal kullanılır çünkü yetki içeriği güçlüdür.
Biri yetkiyi, diğeri uygulama konumunu anlatır. Aynı hiyerarşik zincirin iki farklı ucunu gösterirler. Aynı hiyerarşik zincirin iki farklı ucunu göstererek yetki ve uygulama ilişkisini tamamlarlar.