Anlamı
1) kovmak; 2) zararlı bir maddeyi terleme, idrar vb. yollarla vücuttan çıkarmak.
Detaylı Açıklama
Dışarı atmak, birini kovmak ya da vücuttaki zararlı şeyi atmak anlamlarında kullanılan bir deyimdir. Ortak nokta, içeride durmaması gereken şeyi dışa çıkarmaktır. Bu yüzden hem sosyal hem bedensel bağlamı vardır. Bir kişiyi mekândan kovmakla, istenmeyen bir şeyi bedenden uzaklaştırmak arasında ortak bir çıkarma mantığı kurulur. Deyimin gücü de bu ortak hareketten gelir. Günlük dilde sertlik ya da kararlılık hissi bırakmasının nedeni, içerde tutmama kararını açıkça duyurmasıdır. Kısacası dışarı atmak, içeriden uzaklaştırmaktır ve istenmeyeni kesin biçimde dışta bırakma hareketini anlatır. İçeriyi temizleme fikrini de taşır. Sınırı keskinleştirir. Sert bir karar duyurur. Geri dönüşü zorlaştırır. İçeriği boşaltır. Ayırır. Dışlar. Kesinleştirir. Uzaklaştırır. Koparır.
Örnek Cümleler
- Kavgaya başlayanı kapıdan dışarı atmak zorunda kaldılar hemen orada birlikte.
- Vücut ilacı alınca zehri dışarı atmak için hızla terlemeye başladı.
- Onu odadan dışarı atmak çözüm değil, önce dinlemek gerekir dedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bağlam belirler; biri kovmayı, diğeri bedensel atılımı anlatır. Ortak nokta, istenmeyeni içerden çıkarıp dışta bırakma hareketidir. Çekirdeği aynıdır. Ortaktır. Ayrışmaz.
Her iki durumda da içeride istenmeyen şey dışarı çıkarılır. Bu ortak yapı, deyimin hem bedensel hem toplumsal kullanımlarını bir arada tutar.
Dışarı vurmak değil, daha çok dışa itmek ve uzaklaştırmak fikriyle ilişkilidir. Burada görünür olmaktan çok dışlama ve çıkarma hareketi baskındır.