Deyim

Dizginleri Ele Vermek Ne Demek?

Anlamı

başkasının yönetimini kabullenmek:
'O koşturmalar yakayı kaptırışın, dizginleri ele verişin açıklamaları gibi geliyordu ona.' -T. Buğra.

Detaylı Açıklama

Dizginleri ele vermek, yönetimi başkasına bırakmak, denetimi başka birinin üstlenmesini kabul etmek anlamında kullanılan bir deyimdir. Dizginleri ele almakta kontrol kazanılırken, burada o kontrol devredilir. Bu devir bazen isteyerek, bazen mecburen, bazen de farkında olmadan gerçekleşebilir. Bu yüzden deyim hem teslimiyet hem yönetim kaybı hissi taşıyabilir. Aile içinde, iş yerinde, ortaklıklarda ve siyasal yapılarda çok uygun bir mecazdır. Birinin karar alanını genişletip kendininkini daraltması anlamına gelir. Gidişat üzerindeki hâkimiyetin başka ellere geçmesini kısa ve açık biçimde anlatır. Kontrolün el değiştirmesini atlı kültürden gelen güçlü bir imgeyle görünür kılar. Bu yönüyle deyim, yalnız sözcük anlamını değil, kişinin içinde bulunduğu baskıyı, direnci ya da ilişki içindeki konumunu da açıkça hissettirir.

Örnek Cümleler

  1. İşlerin tam ortasında kontrolü bırakıp dizginleri ele vermek ona çok pahalıya patladı.
  2. Küçük tavizlerle başlayıp adım adım geri çekilerek sonunda bütün dizginleri ele verdi.
  3. Kararları hep başkası alıp yönetince aslında farkında olmadan dizginleri ele vermiş oldu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü kontrol bazen güvenle devredilir, bazen de güçsüzlük yüzünden kaybedilir. Deyim her iki ihtimali de kapsayacak kadar geniştir. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.

Ortaklıklarda, aile yönetiminde, kurumlarda ve kişisel kararlarda daha dikkat çekici olur. Çünkü kontrolün kimde olduğu bu alanlarda çok belirleyicidir. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.

Çünkü çoğu bağlamda kişi kendi alanını ve karar gücünü kaybetmiş görünür. Bu da zayıflık ya da ihmalkârlık çağrıştırabilir. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.