Atasözü

Doğruluk Minarede Kalmış Onun da İçi Eğri Ne Demek?

Anlamı

doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.

Detaylı Açıklama

Doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri atasözü, dışarıdan doğru, dürüst ya da temiz görünen pek çok şeyin iç yüzüne bakıldığında aslında sanıldığı kadar düzgün olmadığını anlatır. Burada minare, uzaktan bakıldığında doğruluğun sembolü gibi duran büyük ve gösterişli yapıyı temsil eder; fakat onun bile içi eğri denerek görünüşe güvenmeme uyarısı yapılır. Atasözü, insanları ve düzenleri dış görünüşle değerlendirmemek gerektiğini söyler. Gündelik dilde ikiyüzlülük, gizli düzenbazlık, gösterişli dürüstlük ve sözde ahlakçılık için çok güçlü biçimde kullanılır. Kısacası söz, görünürdeki doğruluğun bile içten bozuk çıkabileceğini, bu yüzden insanın yüzeye değil içeriğe bakması gerektiğini anlatan sert ve kuşkucu bir halk yargısıdır. Bu nedenle özellikle fazlasıyla temiz ve kusursuz görünen tavırlar karşısında insanı ikinci kez düşünmeye çağırır.

Örnek Cümleler

  1. Adam dışarıdan çok düzgün görünüyordu ama doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri dedirtti.
  2. Bu kadar süslü dürüstlük gösterilerine kanma; doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri.
  3. Dosyalar açılınca doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri sözü akla geldi.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü güven veren bir görüntünün bile içinin bozuk çıkabileceğini göstermek ister. Böylece görünüşe aldanmama dersi daha etkili olur. Minare gibi güçlü bir simgenin seçilmesi de bu tersliği daha sarsıcı kılar.

İkiyüzlülük, sahte dürüstlük ve dışı düzgün görünen ama içi bozuk kişiler konuşulurken çok sert bir etki oluşturur. Çünkü atasözü, sahte güven hissini bir anda ters yüz eder.

Biraz kuşkucu bir bakış taşır. Asıl amacı umutsuzluk değil, görünene hemen teslim olmamayı öğütlemektir. Yani söz, güveni yok etmekten çok dikkati derinleştirmek ister.