Anlamı
merakla, heyecanla, sabırsızlıkla beklemek:
'Sabahtan beri kamış kökünün içine sığınmış, yüreği ağzında, dokuz doğurarak şahinini bekleyişi...' -Y. Kemal.
Detaylı Açıklama
Dokuz doğurmak, bir işi, haberi ya da sonucu büyük merak, sabırsızlık ve sıkıntı içinde beklemek anlamına gelir. Bu deyim, bekleyişin sıradan bir gecikme olmadığını; insanın içini kemiren, zamanı uzatan, huzursuz eden bir hâle dönüştüğünü anlatır. Süre uzadıkça insanın aklına kötü ihtimaller gelebilir, kalbi sıkışabilir, her dakika daha ağır yaşanabilir. Bu yüzden deyim hem heyecanı hem de gerilimi birlikte taşır. Gündelik dilde sınav sonucu, ameliyat haberi, yol bekleme, önemli telefon ya da haber alma gibi durumlarda sıkça kullanılır. Söylendiğinde bekleyen kişinin yerinde duramadığı, zihninin aynı meseleye takılı kaldığı anlaşılır. Kısacası dokuz doğurmak, sabırsızlığın ötesinde, insana bedenen bile yük olan gergin bekleyişi anlatır.
Örnek Cümleler
- Sınav sonucu açıklanana kadar çocuk heyecan ve endişeden resmen dokuz doğurdu.
- Ameliyattan saatlerce haber gelmeyince aile hastane koridorunda endişeyle bekleyerek adeta dokuz doğuruyordu.
- Uçağı saatlerce gecikip haber alamayınca annem havaalanında resmen dokuz doğurmuş.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü beklemek burada pasif bir hâl değil, insanı içten içe yoran bir gerilim olarak anlatılır. Süre uzadıkça sıkıntı da büyür. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.
Evet. Deyim hem sevindirici bir haber beklentisinde hem de endişeli durumlarda kullanılabilir; ortak nokta yoğun sabırsızlıktır. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.
Çünkü abartılı yapısı bekleyişin bedensel ve ruhsal yükünü bir anda hissettirir. Sade beklemek fiiline göre çok daha güçlüdür. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.