Deyim

Dolduruşa Getirmek Ne Demek?

Anlamı

argo birini çeşitli yollarla pohpohlayarak yönlendirmek, kışkırtmak, gaza getirmek:
'Kimler dolduruşa getirdi sizleri, kimlere kandınız?' -A. Kulin.

Detaylı Açıklama

Dolduruşa getirmek, birini sözle kabartarak, pohpohlayarak, kızdırarak ya da gaza getirerek istemediği bir yöne itmek anlamına gelir. Bu deyimde asıl vurgu, yönlendiren kişinin bilinçli etkisi üzerinedir. Dolduruşa gelen kişi etkilenendir; dolduruşa getiren ise bu etkiyi kurandır. Bu yüzden deyim, yalnız konuşmanın gücünü değil, manipülasyonun ince yollarını da anlatır. Bazen gurur okşanır, bazen öfke yükseltilir, bazen de kişinin zayıf tarafı kaşınır. Sonunda kişi kendi kararıymış gibi görünen ama dışarıdan üretilmiş bir davranış sergiler. Gündelik dilde arkadaş çevresi, aile tartışmaları, kalabalıklar ve politik söylemler için çok uygundur. Kısacası bu söz, başkasının duygularını kullanarak onu belli bir tepkiye sürüklemeyi anlatır. Bu yönüyle deyim, yalnız sözcük anlamını değil, kişinin içinde bulunduğu baskıyı, direnci ya da ilişki içindeki konumunu da açıkça hissettirir.

Örnek Cümleler

  1. Mahalledeki büyükler küçük çocuğu dolduruşa getirip onu hiç gereği yokken kavganın tam ortasına sürdüler.
  2. Onu biraz övüp gururunu okşayınca dolduruşa getirmek ve istediğini yaptırmak kolaylaştı.
  3. Kalabalığı dolduruşa getiren birkaç kışkırtıcı kişinin ateşli sözleri kısa sürede ortalığı iyice karıştırdı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü kişi kendi başına karar vermiyor; duyguları dışarıdan dürtülerek belli bir tepkiye yönlendiriliyor. Bu da etkileyenin niyetini öne çıkarıyor. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.

Hayır. Bazen öfke, bazen gurur, bazen de boş cesaret üzerinden işler. Ortak nokta, kişinin dışarıdan itilmesidir. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.

Birinde etkiye kapılan kişi öndedir, diğerinde etkiyi kuran kişi. Yani biri sonuç, diğeri o sonucu oluşturan eylemdir. Bu yüzden söz, yalnız ne olduğunu değil, hangi duyguyla ve hangi ilişkide kullanıldığını da birlikte düşündürür.