Atasözü

Domuz Derisi Post Olmaz Eski Düşman Dost Olmaz Ne Demek?

Anlamı

birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.

Detaylı Açıklama

Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz atasözü, kökü derin ve sebepleri birikmiş düşmanlıkların kolayca dostluğa dönüşmeyeceğini anlatır. Sözün ilk yarısı, yapısı uygun olmayan şeyden sağlam ve işe yarar bir sonuç çıkmayacağını söyler; ikinci yarı ise bu benzetmeyi insan ilişkilerine taşır. Yıllar içinde birikmiş kırgınlık, zarar ve güvensizlik varsa, yalnız sözle ya da görünüşteki yakınlaşmayla gerçek dostluk kurulamaz. Bu atasözü özellikle geçmişi ağır çatışmalarla dolu ilişkiler için söylenir. İçinde temkin uyarısı vardır: eski düşmana karşı hemen güven duyulmamalıdır. Kısacası söz, insan ilişkilerinde hafızanın silinmediğini, derin kırılmaların kolayca onarılmayacağını ve görünürdeki yumuşamanın her zaman gerçek dostluk anlamına gelmeyeceğini vurgular. Bu yüzden atasözü, kısa yapısına rağmen yalnız bir yargı vermez; davranışın sonucunu ve hayat içindeki ölçüyü birlikte düşündüren yerleşik bir gözleme dönüşür.

Örnek Cümleler

  1. Ortak iş kurmak isteyenlere büyükler hemen domuz derisi post olmaz eski düşman dost olmaz diye uyardı.
  2. Yıllarca birbirine zarar veren iki aile için domuz derisi post olmaz eski düşman dost olmaz sözü boşuna söylenmemiş.
  3. Barışmış görünseler de herkes domuz derisi post olmaz eski düşman dost olmaz diye temkinli davrandı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

İlk yarı soyut mesajı somut bir örnekle hazırlar, ikinci yarı bunu insan ilişkilerine uygular. Böylece söz daha ikna edici olur.

Daha çok derin, uzun süreli ve güveni tamamen yıkan düşmanlıklar için geçerlidir. Küçük kırgınlıklar zamanla onarılabilir. Küçük kırgınlıklar zamanla onarılabilir ama derin güven kırılmaları bu sözün asıl hedefindedir.

Geçmişi ağır zararlarla dolu ilişkilerde hemen güvenmemek ve ihtiyatı elden bırakmamaktır. Geçmişi ağır zararlarla dolu ilişkilerde ihtiyatı elden bırakmamayı ve hemen güvenmemeyi öğütler.