Anlamı
çevresindekilerle iletişim kurmadan ilgisiz ve donuk kalmak.
Detaylı Açıklama
Don yağının tortusu gibi kalmak, çevresindekilerle ilişki kurmadan, içine kapanmış, ilgisiz ve donuk bir hâlde oturmak anlamında kullanılır. Buradaki tortu benzetmesi, işe yaramadan dipte kalan, hareketsiz ve çekiciliği olmayan görüntüyü çağrıştırır. Bu yüzden deyim sıradan sessizlikten daha ağır bir donukluk anlatır. Kişi ortamda vardır ama sanki katılmıyor, hiçbir şeye karışmıyor, kendi içine gömülmüş gibi duruyordur. Gündelik dilde küsmüş, utanmış, sıkılmış ya da yabancılık çektiği için açılmayan insanlar için kullanılabilir. Ancak çoğu zaman dışarıdan bakış biraz küçümseyici ya da serzenişli olur. Kısacası don yağının tortusu gibi kalmak, bir insanın bulunduğu ortamda canlılığını kaybetmiş, içine çökmüş ve iletişimini askıya almış görünmesini çarpıcı biçimde anlatır.
Örnek Cümleler
- Bütün gece köşede don yağının tortusu gibi kalıp kimseyle konuşmadı.
- Yeni ortama bir türlü alışamayınca don yağının tortusu gibi kenarda kaldı.
- Küslüğünden mi utancından mı bilinmez, sofrada don yağının tortusu gibi kalıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü kişi yalnız konuşmuyor değil, ortamla bağ kurmuyor gibidir. Tortu benzetmesi tam da bu işe yaramaz, dipte kalmış hâli güçlendirir.
Utangaçlık, küskünlük, yabancılık hissi ya da can sıkıntısı böyle bir görünüş yaratabilir. Deyim sebebi değil, dışarıdan görülen sonucu anlatır. Deyim sebebi değil, dışarıdan görülen donuk ve pasif sonucu betimleyen alaycı bir ifadedir.
Çünkü kişiyi yalnız pasif değil, ortamı da boğan bir donukluk içinde gösterir. Bu da söze alaylı bir sertlik katar. Kişiyi yalnız pasif değil ortamı da boğan bir donukluk içinde göstererek söze alaylı sertlik katar.