Anlamı
1) bir şeyi beğenmediğini, küçümsediğini belli etmek, umursamamak, pek aldırış etmemek:
'Masalların yıllarca uzakları gösteren büyülü aynasına bugünün çocukları dudak bükerler.' -N. Hikmet. 2) ağlayacak gibi olmak.
Detaylı Açıklama
Dudak bükmek, bir şeyi beğenmediğini, küçümsediğini, umursamadığını ya da pek önemsemediğini yüz ifadesiyle belli etmek anlamında kullanılan bir deyimdir. Bazen de ağlayacak gibi olma hâli için söylenir; ancak günlük dilde daha çok küçümseme ve hoşnutsuzluk anlamı öne çıkar. Bu deyim, söz söylemeden tavır koymayı anlatır. Kişi açıkça itiraz etmese de yüzündeki ifade onun hoşnutsuzluğunu ele verir. Bu yüzden gündelik dilde sanat, teklif, fikir, hediye, davranış ya da hatıra gibi birçok şey karşısında kullanılabilir. Kısacası dudak bükmek, insanın içindeki beğenmeme ya da küçümseme duygusunu kısa ve görünür bir yüz hareketi üzerinden anlatan canlı bir deyimdir. Bu yüzden küçük bir yüz hareketiyle bile mesafe, küçümseme ve soğukluk üretilebildiğini açıkça gösterir.
Örnek Cümleler
- Eski şarkıları duyunca gençlerin büyük çoğunluğu beğenmeyip hemen dudak büküyor.
- Hediyeyi görür görmez beğenmeyip yüzünü buruşturup dudak bükmesi beni iyice kırdı.
- Teklifimi duyar duymaz küçümser gibi dudak büktü ama biraz düşünüp sonra kabul etti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada mesaj yüz ifadesiyle verilir. İnsan konuşmasa da küçümsemesi ya da hoşnutsuzluğu anlaşılır. Bu da deyimi sözden çok beden diliyle ilgili bir yere taşır.
En yaygın anlamı küçümsemektir; ancak bazı bağlamlarda üzülüp ağlayacak hâle gelmek anlamı da taşıyabilir. Bu çift yön, deyimin yalnız sert değil bazen kırılgan bir ton da taşımasına yol açar.
Çünkü açık kavga ya da sert söz içermez; buna rağmen karşı tarafın beğenmediği ya da önemsemediği net biçimde anlaşılır. Bu incelik, yüz ifadesiyle yapılan eleştiriyi daha etkili hâle getirir.