Anlamı
1) belli bir duruş biçimine geçmek; 2) bir olay karşısında belli bir tavır almak.
Detaylı Açıklama
Durum almak, bir olay ya da şart karşısında belli bir duruş biçimine geçmek, tavır belirlemek ya da fiziksel olarak belirli bir pozisyona girmek anlamına gelir. İfade hem bedensel hem düşünsel alanı kapsar. Askerin durum alması ile bir kurumun ya da kişinin mesele karşısında durum alması aynı kökten gelir: kendini belli bir çizgiye yerleştirmek. Bu yüzden söz, tepkinin şekilsiz değil, düzenli ve tanımlı bir hâl aldığını gösterir. Gündelik dilde tartışmalarda, krizlerde, törensel ortamlarda ve resmî anlatımlarda sık duyulur. Kısacası durum almak, dağınık bekleyişten çıkıp somut, belirli ve çoğu zaman sorumluluk içeren bir duruşa geçmeyi anlatan işlevli bir deyimdir. Bu nedenle söz, belirsizlikten çıkıp açık bir konum belirleme anlarını anlatırken özellikle güçlü bir karşılık bulur.
Örnek Cümleler
- Kriz büyüyünce herkes kendi durum almak zorunda olduğu çizgiye geçti.
- Komutan işaret verince birlik bir anda toparlanıp hızla durum aldı.
- Olay karşısında durum almayıp sessiz kalması daha çok dikkat çekti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü ikisinde de ortak fikir, belirli bir pozisyona geçmektir. Beden de tavır da dağınıklıktan çıkıp biçim kazanır. Bu ortaklık deyimin resmî ve mecaz kullanımlarını aynı çizgide toplar.
Anlam yakınlığı vardır. Durum almak biraz daha geniş ve resmî duyulabilir; tavır almak ise görüş bildirme yönünü daha çok öne çıkarır. Bu nedenle ilk ifade hem beden hem kurum dili için daha elverişlidir.
Askerî, kurumsal, politik ve kriz içeren ortamlarda daha yerinde olur. Çünkü bu alanlarda net konumlanma önemlidir. Deyim de tam olarak bu açıklık ve hazırlık hâlini görünür kılar.