Anlamı
1) düzenlemek, dağınıklıktan kurtarmak:
'Onun kendi yaşayışına yeni bir düzen vermesi gerekiyordu.' -T. Buğra. 'Yatak odasını düzene sokmakla meşguldü.' -R. H. Karay. 2) akort etmek:
'Şu sazıma bir düzen ver.' -Âşık Ali İzzet.
Detaylı Açıklama
Düzen vermek, dağınık ya da aksak duran şeyi düzene koymak, toparlamak ve işler hâle getirmek anlamında kullanılır. Bazen ev ve eşya için, bazen de hayat, çalışma ya da sazın akordu gibi alanlar için söylenir. Bu yönüyle çok işlevli bir deyimdir. Düzen kurmaktan farklı olarak çoğu zaman elde bulunan şeyi elden geçirip toparlama anlamı daha baskındır. Yani sıfırdan yapı kurmaktan çok, var olan aksaklığı düzeltmek ve yerli yerine oturtmak hissi verir. Bu yüzden küçük bir oda için de büyük bir hayat değişikliği için de kullanılabilir. Kısacası düzen vermek, dağınık olanı toparlayıp işleyişe uygun hâle getirmeyi anlatan esnek ve kullanışlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Odasına biraz düzen vermek için sabah erkenden tek başına işe koyuldu.
- Hayatına düzen vermek niyetindeydi ama cesaretini ancak bugün yeni topladı.
- Sazına düzen vermek için ustaya uğramadan asla büyük sahneye çıkmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü hem somut dağınıklık hem de soyut hayat düzeni için kullanılabilir; bu esneklik, deyimin farklı alanlarda doğal biçimde yaşamasını sağlar.
Düzen kurmak daha baştan bir yapı oluşturmayı, düzen vermek ise var olan ama dağılmış bir şeyi toparlamayı daha çok hissettirir; fark esasen buradadır.
Evet, saz ve akort bağlamında da doğal biçimde kullanılır; burada düzen vermek, sesleri yerli yerine oturtup çalgıyı çalınır hâle getirmek demektir.