Anlamı
herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.
Detaylı Açıklama
Eceli gelen köpek cami duvarına siyer atasözü, sonunu hazırlayan kişinin özellikle herkesin saygı duyduğu bir şeye saldırarak felaketi kendi eliyle çağırdığını anlatır. Buradaki sert görüntü, sıradan bir hata değil, kutsal ya da dokunulmaz sayılan sınırı aşan saygısızlığı vurgular. Bu yüzden atasözü yalnız ölüm değil, ağır sonuç doğuracak küstahlık için de kullanılır. İnsan kendine zarar verecek ölçüde ölçüsüz davrandığında, büyük bir değeri aşağılamaya kalktığında veya açık tehlikeyi davet ettiğinde söylenir. Kısacası söz, insanın kötü sonunu çoğu zaman kendi taşkınlığıyla hazırladığını bildirir. Küstahlığın cezasını ağırlaştırır. Sınır ihlalini görünür kılar. Saygısızlığın bedelini hatırlatır. Sonu çağıran davranışı işaret eder. Bu nedenle atasözü, yalnız sonucu değil, o sonuca götüren akılsız meydan okumayı da sert biçimde damgalar.
Örnek Cümleler
- Patrona herkesin içinde sataşınca yaşlı usta, eceli gelen köpek cami duvarına siyer dedi.
- Köyün kutsal saydığı yere zarar verince eceli gelen köpek cami duvarına siyer dediler.
- Onca uyarıya rağmen aynı küstahlığı sürdürmesi, eceli gelen köpek cami duvarına siyer dedirtti.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü söz, yalnız yanlış davranışı değil, kutsal ve dokunulmaz olana yönelen ağır saygısızlığı hedef alır. Bu da cezayı ve sonucu zihinde çok sert büyütür. Sertlik, kişiyi basitçe ayıplamak yerine açık bir felakete yürüdüğünü göstermek için kullanılır.
Uyarıldığı hâlde tehlikeli küstahlığı sürdüren, saygı sınırını bilerek aşan ve sonunda başına iş açan kişiler için özellikle uygun olur. Söz, ölçüsüzlüğü hedef alır. Özellikle toplumca saygı gören bir değere bilerek saldıran kimse için daha yerinde duyulur.
Anlam bakımından neredeyse aynıdır; ayrım daha çok kurulan sert imgededir. Köpekli varyant, kutsal mekâna yönelen saygısızlık üzerinden daha açık bir toplumsal sınır vurgular. Bu yüzden bazı bağlamlarda yalnız tehlikeyi değil, haddini aşmayı da daha güçlü biçimde hissettirir.