Deyim

Edep Etmek Ne Demek?

Anlamı

utanmak, sıkılmak.

Detaylı Açıklama

Edep etmek deyimi, kişinin yaptığı ya da duyduğu bir şey karşısında utanması, sıkılması ve ölçülü davranmaya yönelmesi anlamında kullanılır. Buradaki edep, yalnız mahcubiyet değil, aynı zamanda toplumsal sınır ve görgü bilincidir. Bu nedenle deyim, kişinin kendi sınırını fark etmesini de anlatır. Günlük konuşmada daha çok ayıp sayılan bir durum karşısında, fazla ileri gidildiğinde ya da bir kimsenin yüzü kızaracak hâle geldiği anlarda yer bulur. İçinde hafif bir dinî ve ahlakî ton da taşıyabilir. Kısacası edep etmek, yalnız utanmak değil, sınırın farkına varıp geri çekilmektir. Taşkınlığı durdurur. Yüz kızarmasını görünür kılar. İnsan içine dönük bir fren kurar. Ölçüyü geri çağırır. Bu yüzden deyim, dışarıdan gelen baskıdan çok, kişinin içinde çalışan görgü duygusunu da hissettirir.

Örnek Cümleler

  1. Söylediğinin ağırlığını anlayınca oracıkta edep etti ve bir daha ağzını açmadı.
  2. Büyükannesinin bakışı yetti, çocuk o anda edep etti ve başını öne eğdi.
  3. Bunca insanın içinde o soruyu duyunca kız edep etti ve sessizce sustu.

Kökeni ve Hikayesi

Arapça kökenli "edep" kelimesi Türkçede terbiye, görgü ve utanma ölçüsü anlamlarıyla çok eski dönemlerden beri kullanılmaktadır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Mahcubiyet yalnız iç duygu olabilir; edep etmek ise bu duygunun davranışa yansımasını, yani kişinin kendini tutup sınırı fark etmesini de içerir. Bu yüzden daha toplumsal bir çerçevesi vardır.

Aile içi konuşmalarda, ayıp sayılan meselelerde ve büyük küçüğün belirgin olduğu ortamlarda daha sık duyulur. Bu bağlamlarda utanma ile terbiye beklentisi iç içe geçer. Deyimin doğal gücü, toplumsal sınırın hissedildiği yerlerde daha açık ortaya çıkar.

Edep etmek daha çok utanma ve geri çekilme anını anlatır. Edebini takınmak ise o noktadan sonra kişinin davranışını bilinçli biçimde düzeltmesini ve terbiyeli çizgiye girmesini ister.