Anlamı
tasalanmak, kaygılanmak:
'Efkâr basınca, haftaları ay, ayları yıl diye hesap eder mahkûm.' -K. Korcan.
Detaylı Açıklama
Efkâr basmak deyimi, insanın içine bir ağırlık çökmesi, tasalanması ve kaygıya kapılması anlamında kullanılır. Buradaki basmak fiili, sıkıntının gelip insanın üstüne oturmasını, onu kolay bırakmamasını hissettirir. Bu nedenle söz yalnız üzülmeyi değil, içi daraltan, hesap yaptıran, sessizleştiren bir ruh hâlini anlatır. Günlük dilde özellikle yalnız kalınan akşamlarda, kötü haber sonrası ya da uzun süren belirsizlik dönemlerinde doğal durur. Deyimin gücü, görünmeyen duyguyu fiziksel bir ağırlık gibi sezdirerek anlatmasından gelir. Kısacası efkâr basmak, içe çöken kaygılı sıkıntıdır. Neşeyi bastırır. Konuşmayı azaltır. İç dünyayı daraltır. İnsanı kendi derdiyle baş başa bırakır. Çoğu zaman kişi dışarıdan sakin görünse bile içindeki karanlık yük bu deyimle açıkça hissedilir. Bu yüzden söz, sessiz ama inatçı sıkıntı hâllerini anlatmada çok etkilidir.
Örnek Cümleler
- Akşam haberlerini izleyince birden efkâr bastı, kimseyle konuşmak istemedi.
- Gurbette geçen her bayram akşamı ona ayrı bir efkâr basardı sessizce.
- Yağmur başlayınca kahvede oturanların çoğunu yine eski bir efkâr bastı.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça kökenli "efkâr" kelimesi düşünceler, kaygılar anlamıyla Türkçede uzun zamandır kullanılmaktadır; deyim de bu yerleşik kullanımdan doğmuştur.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sıkıntıyı soyut bir duygu olarak değil, gelip insanın üstüne çöken bir yük gibi anlatır. Bu da ruh hâlini daha somut ve hissedilir kılar. Dinleyen kişi, derdin yalnız zihinde değil bedende de taşınıyormuş gibi bir ağırlık hisseder.
Üzüntü tek bir olaya bağlı olabilir; efkâr basmak ise daha yaygın, daha içe çöken ve insanı uzun süre meşgul eden karışık sıkıntı hâlini anlatır. Bu nedenle yalnız üzücü olayı değil, o olayın insanın içine yerleşen tortusunu da düşündürür.
Efkâr basmak sıkıntının çökmesini, efkâr dağıtmak ise o sıkıntıdan uzaklaşmayı anlatır. Bu yüzden iki ifade ruh hâlinin ters yönlerini gösterir. Biri yükün geldiği, öteki ise o yükün biraz hafifletilmeye çalışıldığı anı karşılar.