Anlamı
geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak:
'Bu anormal gidiş bir yerden patlak verirse ahir ömründe ekmeğinden de olabilirdi.' -K. Korcan.
Detaylı Açıklama
Ekmeğinden olmak deyimi, kişinin geçimini sağladığı işten, meslekten ya da kazanç kapısından zorunlu olarak ayrılması anlamında kullanılır. Buradaki ekmek, doğrudan rızkı ve yaşamı sürdürmeye yarayan geliri temsil eder. Bu yüzden söz yalnız iş kaybını değil, bunun doğurduğu güvensizlik, sıkıntı ve gelecek kaygısını da içinde taşır. Günlük dilde işten çıkarılma, dükkân kapatma, gelir kapısının kapanması ya da çalışılamaz hâle gelme durumlarında sık duyulur. Deyimin etkisi, kaybı sadece ekonomik değil, hayat düzenini bozan bir darbe gibi göstermesinden gelir. Kısacası ekmeğinden olmak, geçim dayanağını yitirmektir. Düzeni bozar. İnsanı tedirgin eder. Gelecek hesabını ağırlaştırır. Rızık kaygısını öne çıkarır. Bu yüzden söz, sıradan iş değişikliğinden daha sert bir kayıp hissi taşır. Özellikle geçim imkânı dar olan insanlar için neredeyse hayat zemininin çekilmesi gibi duyulur.
Örnek Cümleler
- Fabrika kapanınca bir gecede yüzlerce işçi ekmeğinden oldu ne yazık ki.
- Yanlış bir imza yüzünden ekmeğinden oldu, onu uzun süre derinden sarstı.
- Bu yaşta ekmeğinden olunca kolay kalkılmaz, dedi ve sessizce dışarı çıktı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada kaybedilen şey sadece iş unvanı değil, doğrudan rızık ve geçim kapısıdır. Bu yüzden ifade ekonomik kayıpla birlikte hayat düzenindeki sarsıntıyı da duyurur. Kişinin yarınına ilişkin güven duygusu da aynı anda zedelenmiş olur.
Ekmeğinden olmak kişinin yaşadığı sonucu anlatır. Ekmeğinden etmek ise bu sonucu başkasının eylemiyle doğuran tarafı görünür kılar; biri mağduriyeti, öteki faili öne çıkarır. İlkinde kaybın acısı, ikincisinde ise o acının sorumlusu daha belirgin durur.
Yaşlılıkta iş kaybı, iftira nedeniyle meslekten uzaklaşma ya da aile geçimini doğrudan tehdit eden durumlarda daha sert duyulur. Çünkü burada kaybın telafisi çok daha zor görünür.