Anlamı
yabancıya muhtaç olmak:
'Başından nasıl bir sergüzeşt geçmişti de böyle el kapılarına düşmüştü?' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
El kapısına düşmek deyimi, yabancıya muhtaç olmak, kendi düzeninden kopup başkasının desteğiyle yaşamak zorunda kalmak anlamında kullanılır. Deyimdeki kapı, insanın kendi evi ve güvencesi dışında bir yere sığınmasını simgeler. Bu yüzden söz yalnız ekonomik zorluğu değil, gurur kırılmasını ve savrulmuşluk duygusunu da taşır. İş, yuva ya da geçim kaynağı yitirildiğinde insanın başkasına bağlı hâle gelişi bu deyimle çok etkili anlatılır. Sözün acı tarafı, yardımdan çok mecbur kalınan yabancılığı hissettirmesindedir; kişi kendi ocağından uzaklaşıp güven duygusunu kaybetmiş olur. Bu yüzden hem yokluk hem sahipsizlik duygusunu birlikte taşıyan güçlü bir deyimdir. Kısacası el kapısına düşmek, kendi ayakları üzerinde duramayıp yabancının merhametine kalmanın acı yönünü belirginleştiren güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Bir zamanlar varlıklıydılar, şimdi el kapısına düştüler, çok ağır geliyordu.
- Savaş yüzünden yurdundan çıkıp el kapısına düşen aileler uzun süre toparlanamadı.
- Babası öldükten sonra çocukların el kapısına düşmemesi için herkes seferber oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü insan yalnız maddi sıkıntı yaşamaz, aynı zamanda kendi bağımsızlığını da yitirir. Başkasının kapısında bulunmak, gurur ve güven duygusunu zedeleyebilir; asıl acı da tam buradadır.
Hayır, parasızlık önemli bir yönüdür ama tek tarafı değildir. Yersiz yurtsuz kalma, sığınma ve yabancı himayesine muhtaç olma duygusu da sözün içindedir ve anlamı genişletir.
Göç, yoksulluk, savaş, aile dağılması ve geçim kaybı anlatılarında daha sık kullanılır. Çünkü bu alanlarda başkasına muhtaç kalma duygusu açık biçimde hissedilir ve derinleşir iyice.