Anlamı
daha önce kullanılmamak, el değmemiş olmak:
'El dokunulmamışından canı yandığından artık az kullanılmışına fit oldu.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
El dokunulmamak deyimi, daha önce kullanılmamış, başkası tarafından el değdirilmemiş, ilk hâlini koruyan şeyler için kullanılır. Genellikle eşya, mal, yer ya da bir ürün anlatılırken söylenir. Buradaki vurgu yalnız yeni oluşta değil, aynı zamanda bozulmamışlık ve tazelik duygusundadır. Bir şey başkasının kullanımından geçmemişse daha kıymetli, daha temiz ya da daha güvenilir sayılabilir. Bu yüzden alışverişte, ev eşyasında, toprakta, kumaşta ya da daha genel biçimde bozulmamış alanları anlatırken yer bulur. Deyim, bir nesnenin yalnız yaşını değil, geçmişini de görünür kılar; sanki üzerinde önceki kullanıcıların izi olup olmadığını düşündürür. Bu nedenle pazarlık ve değer belirleme konuşmalarında etkili durur. Kısacası el dokunulmamak, bir şeyin ilk hâlini taşımasını ve başkasının müdahalesinden uzak kalmasını belirten kullanışlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Depoda yıllardır duran el dokunulmamış kumaşları görünce hemen ayırttı kendine.
- Usta, mümkünse el dokunulmamış parçayı kullanın, iş daha sağlam çıkar dedi.
- Bahçenin arka tarafı yıllarca el dokunulmamış kaldığı için doğal hâlini korudu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
En doğal kullanımı yeni ve kullanılmamış şeyler içindir ama daha geniş çağrışımı vardır. Bozulmamış, müdahale edilmemiş alanlar için de rahatça kullanılabilir ve değer vurgusu taşır.
Çünkü yeni sözü yaş ve zaman bilgisini verirken bu deyim müdahalesizliği de taşır. Başkasının eli değmemiş olma duygusu, nesnenin değerini daha canlı anlatır ve güven duygusu verir.
Eşya alımında, arsa ve toprak konuşmalarında, depo mallarında ve koleksiyon işlerinde daha sık duyulur. Çünkü bu alanlarda ilk hâlini koruma fikri önemlidir ve fiyatı doğrudan etkiler.