Anlamı
insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.
Detaylı Açıklama
El elin eşeğini türkü çağırarak arar atasözü, başkasının sıkıntısına insanların kendi derdi kadar önem vermediğini anlatır. Bir kaybın sahibi için iş çok ciddi ve yakıcıdır; ama dışarıdan bakan kişi aynı kaygıyı duymaz, işi hafife alabilir. Türkü çağırarak aramak sözü, bu umursamaz rahatlığı ve mesafeyi canlı bir biçimde gösterir. Atasözü insanın kendi yükünün ağırlığını en çok kendisinin hissettiğini hatırlatır. Yardım geliyor görünse bile, o yardımın aynı telaş ve dikkatle gelmeyebileceğini söylemesi bakımından oldukça gerçekçidir. Bu nedenle söz, beklentiyi ayarlayan ve insanı biraz da kendi derdinin sorumluluğunu üstlenmeye çağıran bir uyarı taşır. Kısacası bu söz, başkasından tam anlamıyla aynı dert duygusunu beklememek gerektiğini anlatan gerçekçi ve hafif sitemli bir atasözüdür.
Örnek Cümleler
- Kendi işin olunca anlarsın; el elin eşeğini türkü çağırarak arar demişler boşuna değil.
- Herkes yardım ediyor gibiydi ama el elin eşeğini türkü çağırarak arar işte.
- Adam kaygıdan uyuyamadı, çevresi ise el elin eşeğini türkü çağırarak arar rahatlığındaydı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Tam olarak bencil demek yerine, başkasının derdinin aynı ağırlıkla hissedilemeyeceğini söyler. İnsan yardım etse bile kendi derdi kadar yanıp tutuşmayabilir ve bu çok insani bir durumdur.
İşi ciddiye almayan, rahat ve kaygısız tavrı simgeler. Kaybın gerçek sahibindeki telaş ile dışarıdan bakanın gevşekliği arasındaki farkı görünür kılar ve sözü iyice keskinleştirir orada.
Genellikle sitem, kırgınlık ya da acı bir gerçekçiliğin tonuyla söylenir. Kişi, başkalarından beklediği ilgiyi bulamadığında bu söze başvurur ve duygusunu böyle dışa vurur açıkça hemen.