Anlamı
insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.
Detaylı Açıklama
El elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar atasözü, insanın başkasının kaybına gevşek davranıp kendi kaybı karşısında canla başla uğraştığını anlatır. Aynı durumun iki ayrı yüzü gösterilir: Başkasının işinde rahatlık ve umursamazlık, kendi işinde ise telaş ve yoğun emek. Atasözü böylece insan tabiatındaki yakınlık ölçüsünü açık eder. Herkes kendi derdini daha ağır, daha acil ve daha gerçek hisseder. Bu biçimde karşıtlık daha görünür olduğu için söz, yalnız başkasından yakınmayı değil, insan doğasını tanımayı da öğretir. Beklentiyi ölçülü tutmak gerektiğini söyleyen gerçekçi ve gözlemci atasözlerinden biridir. Kısacası bu söz, başkasından kendi yükünü taşıdığı ciddiyetle davranmasını beklemenin çoğu zaman gerçekçi olmadığını anlatan çarpıcı bir atasözüdür.
Örnek Cümleler
- Sıra başkasına gelince gevşek davranırlar; el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar derler.
- Kendi malı kaybolunca ortalığı ayağa kaldırdı, ama başkasına gelince el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar oldu.
- Büyüğüm hep, el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar diyerek bizi uyarırdı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Evet, aynı temel düşünceyi taşır ama bu biçimde karşıtlık daha belirgindir. Başkası için gevşeklik ile kendi işi için yoğun telaş aynı cümlede açıkça karşılaştırılır ve etki büyür.
Kişinin kendi işi için gösterdiği gerçek emeği ve paniği güçlendirir. Böylece başkasının işindeki gevşek tavırla arasındaki fark daha sert biçimde görünür ve atasözü daha canlı olur.
İnsanın kendi derdini başkasının aynı yoğunlukla sahiplenmesini beklememesi gerektiğini öğretir. Yardım gelse bile aynı duygusal ağırlığın paylaşılması çoğu zaman mümkün değildir; söz bunu açıkça söyler.