Anlamı
1) birinin karşısında ezilip büzülmek; 2) birinin kötü duruma düşmesine içten içe sevinmek.
Detaylı Açıklama
El ovuşturmak deyimi, bağlama göre iki farklı anlama gelir. Birincisi, güçlü ya da baskın birinin karşısında ezilip büzülmek, çekingen ve sıkışmış görünmektir. İkincisi ise bir başkasının zor durumda kalışına içten içe sevinmek, bunu belli belirsiz bir memnuniyetle karşılamaktır. Her iki kullanımda da ortak olan şey, kişinin doğrudan söylemediği bir iç hâlin bedensel bir hareketle görünür olmasıdır. Bu yüzden deyim hem korku ve eziklik hem de gizli hoşnutluk anlatımında canlıdır. Özellikle konuşma dilinde birinin yüz ifadesi, duruşu ve elleri birlikte düşünülerek kullanıldığında söz çok daha etkili olur. Çünkü insan bazen sevincini de sıkıntısını da açıkça dile getirmez; ama ellerini ovuşturması, içinden geçen duyguyu ele verir. Kısacası el ovuşturmak, insanın iç dünyasını bedensel hareket üzerinden ele veren, çoğu zaman hafif olumsuz bir anlam taşıyan güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Müdürün karşısında öyle el ovuşturup durdu ki ne diyeceğini toparlayamadı.
- Rakibinin işi bozulunca köşede sessizce el ovuşturduğu hemen fark edildi herkesçe.
- Borç isteyeceği zaman kapıda el ovuşturarak bekledi, çok zor anlar yaşadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bağlam hemen ayırır. Güçlü biri karşısındaki çekingenlik anlatılıyorsa ezilme anlamı öne çıkar; başkasının zararına seviniyorsa gizli memnuniyet anlamı belirir ve söz daha alaycı duyulur, hatta küçümseyici bir ton kazanır.
Çünkü insanın içteki huzursuzluğu ya da gizli sevinci çoğu zaman ellerine yansır. Deyim bu küçük hareketten büyük bir ruh hâli çıkarır ve görünmeyen duyguyu hemen görünür kılar.
Genellikle olumsuz bir renk taşır. Ya eziklik ya da başkasının kötü durumuna duyulan gizli haz anlatıldığı için söz çoğu zaman eleştirel duyulur ve sıcak bir övgü tonuna yaklaşmaz.