Anlamı
elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.
Detaylı Açıklama
El terazi, göz mizan atasözü, insanın deneyimle bazı ölçüleri alet kullanmadan da yaklaşık olarak anlayabildiğini anlatır. El ağırlığı, göz ise hacmi ve oranı sezmek için bir ölçü aracı gibi düşünülür. Atasözü özellikle ustalık, alışkanlık ve deneyim sonucu gelişen pratik sezgiyi över. Terazi ve mizan gibi kesin araçlara gönderme yaparken, insanın kendi bedeniyle de kaba ölçü çıkarabildiğini söyler. Bu söz çoğu zaman işini yıllarca yapmış ustalar için söylenir; çünkü onlar malzemenin ağırlığını, kıvamını ya da oranını neredeyse bakar bakmaz kavrar. Böylece bilgi, kitaptan çok tekrar edilen işin içinde ete kemiğe bürünmüş olur. Kısacası bu söz, tecrübenin insana ölçüp biçme kabiliyeti kazandırdığını anlatan, ustalık ve sezgi yönü kuvvetli bir atasözüdür.
Örnek Cümleler
- Kasap eti tartmadan önce el terazi, göz mizan der gibi bir kez yokladı.
- Usta marangoz tahtaya bakınca el terazi, göz mizan hesabıyla ölçüyü hemen çıkardı.
- Annesi yılların alışkanlığıyla el terazi, göz mizan deyip yemeği tam kıvamında kurardı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl övdüğü şey tecrübedir. İnsan alıştığı işte, araç kullanmadan da yaklaşık ölçüyü sezebilecek bir göz ve el becerisi kazanabilir; bu da ustalığın doğal sonucudur ve zamanla pekişir.
Çünkü biri ağırlığı, diğeri oranı ve hacmi hissettirir. Bu birliktelik, deneyimli insanın birden fazla duyusuyla ölçü kurduğunu anlatır ve ustalığın çok yönlü tarafını gösterir açıkça.
Kasaplık, marangozluk, aşçılık, terzilik ve el alışkanlığı isteyen pek çok meslekte daha anlamlıdır. Çünkü bu alanlarda deneyim, kaba ölçüyü hızla sezdirir ve ustayı aletsiz de yönlendirir.