Anlamı
mal ve parasını harcayıp bitirmiş olmak.
Detaylı Açıklama
Elde avuçta kalmamak deyimi, kişinin malını, parasını ve birikimini tüketmiş olması anlamında kullanılır. Burada elde ve avuçta bulunan şeyler, kişinin sahip olduğu bütün küçük büyük imkânları temsil eder. Deyim, yalnız yoksullaşmayı değil, tüketilmişlik ve geriye bir şey kalmamış olma hissini de taşır. Hastalık, borç, göç, düğün, iş batışı ya da zor bir dönem sonrası bu söz sıkça duyulur. Söylenişinde yalnız maddi kayıp değil, dayanaksız kalmanın yarattığı tedirginlik de vardır. Bu nedenle cümleye çoğu zaman ağırlık ve iç sıkıntısı katar. İnsan kendini boşalmış ve savunmasız hissettiğinde bu deyimin etkisi daha da artar. Kısacası elde avuçta kalmamak, insanın dayandığı maddi birikimin tükenmesini ve elinde tutulur hiçbir güvencenin kalmamasını anlatan güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Tedavi masrafları yüzünden birkaç ay içinde elde avuçta kalmamak noktasına geldiler.
- Borçlar öyle büyüdü ki sonunda ailede elde avuçta kalmamak hissi yerleşti iyice.
- Göç yolunda elde avuçta kalmamak ne demek, yaşlı adam o gün anladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Daha geniştir; yalnız cüzdandaki parayı değil, genel birikimi ve maddi dayanağı anlatır. Elde tutulur ne varsa tükenmiş olma duygusu öne çıkar ve güvenin sarsıldığını düşündürür.
Çünkü ikisi birden somut elde tutulan varlığı çağrıştırır. Böylece kalan son imkânların bile tükendiği hissi daha güçlü biçimde verilir ve kayıp elle tutulur görünür herkesçe.
Borç, hastalık, göç, iflas ve aile yükü anlatılan sahnelerde daha etkili olur. Çünkü bu alanlarda tükenme duygusu somut ve ağır biçimde hissedilir, söze sertlik katar.