Anlamı
geride kalmak:
'Çöküyor dört tarafa uğursuz bir karanlık / Elde kalan, çökmeyen bir şey var: Kahramanlık' -F. N. Çamlıbel.
Detaylı Açıklama
Elde kalmak deyimi, geride kalmak, beklenen akış içinde yerini bulamamak ya da kullanılmadan, değerlendirilmeden bir kenarda durmak anlamlarında kullanılır. Bazı bağlamlarda satılamayan, alınmayan veya sahipsiz kalan şeyler için; bazı bağlamlarda da zamanın, olayın ya da gelişmenin gerisinde kalan durumlar için söylenir. Deyimin merkezinde, bir şeyin akışa katılamamış olması vardır. Bu yüzden söz yalnız ticari bir başarısızlığı değil, fırsat bulamama ve zamanında yer edinememe duygusunu da taşır. Kimi zaman insana, kimi zaman eşyaya, kimi zaman da düşünceye uygulanabilmesi onu daha esnek kılar. Kullanılmayan ya da sahiplenilmeyen şeyin sessizce bir köşede kalışını da iyi hissettirir. Kısacası elde kalmak, ya elden çıkmayan ya da ilerleyemeyip geride kalan şeyleri anlatan esnek ve yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Pazarda son kasalar elde kalınca satıcı akşam eve moralsiz döndü yine.
- Eski yöntemlerde ısrar eden dükkânlar zamanla elde kaldı, müşterileri azaldı.
- Bu kadar seçenek içinde iyi mal elde kalmaz ama kötüsü rafta uzun süre bekler.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, satılamayan mal en bilinen örnektir ama bununla sınırlı değildir. İnsan, fikir, yöntem veya fırsatların geride kalışı için de söylenebilir ve mecaz alanı geniştir oldukça.
Çünkü çevredeki diğer şeyler akıp giderken o unsur yerinde kalır. Deyim bu hareket kaybını ve dışarıda kalmışlık hissini birlikte taşır; bu yüzden duygusu kuvvetlidir gerçekten.
Pazar, ticaret, zamanla yarışılan işler ve değişime ayak uyduramayan durumlar anlatılırken daha sık duyulur. Çünkü bunlarda geride kalış açıkça görülür ve sonuç hemen fark edilir.