Deyim

Elden Ayaktan Düşmek (kesilmek) Ne Demek?

Anlamı

yaşlılık sebebiyle veya sağlığı büsbütün bozularak çalışamaz duruma gelmek:
'Ve gün battığı zaman artık Gülbahar'ın hâli kalmamış, elden ayaktan kesilmişti.' -Y. Kemal.

Detaylı Açıklama

Elden ayaktan düşmek deyimi, yaşlılık veya ağır sağlık sorunları yüzünden çalışamaz, yürüyemez ya da günlük işlerini tek başına yapamaz duruma gelmek anlamında kullanılır. Buradaki el ve ayak, insanın hareket gücünü ve yaşamını sürdürme kabiliyetini temsil eder. Deyim bu yüzden yalnız bedensel zayıflamayı değil, kişinin bağımsızlığını kaybetmesini de anlatır. Özellikle yaşlılık, hastalık ve tükeniş sahnelerinde çok etkili bir anlatım kurar. Sözdeki hüzün, sadece güç kaybından değil, insanın başkalarına muhtaç olma korkusundan da beslenir. Bu yüzden deyim fiziksel olduğu kadar duygusal bir eksilmeyi de taşır. Kısacası elden ayaktan düşmek, insanın güçten kesildiği, kendi işini kendisinin göremez hâle geldiği dönemi anlatan hüzünlü ve güçlü bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Dedesi son yıllarda iyice elden ayaktan düşünce bütün işler çocuklara kaldı.
  2. Uzun hastalıktan sonra elden ayaktan düştü, hem bedenen hem ruhen yoruldu.
  3. Bir zamanların güçlü adamı şimdi elden ayaktan düşmüş hâlde pencereden dışarı bakıyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, yaşlılık en yaygın bağlamdır ama ağır hastalık, kaza veya uzun süreli yorgunluk sonrası güçten kesilme için de kullanılabilir; kullanım alanı bu yüzden geniştir oldukça.

Çünkü insanın günlük hayatını sürdürmesi hem yapma gücüne hem hareket etme gücüne bağlıdır. İkisi birlikte düşünülünce tam bir düşkünlük tablosu oluşur ve kayıp büyür daha da.

Evet, bağımsızlık duygusunun zedelenmesi de vardır. Kişi başkasına muhtaç hâle geldikçe sözün hüznü daha belirginleşir ve duygusal yük artar ciddi biçimde içeriden daha fazla insanda.