Deyim

Eli Koynunda Kalmak Ne Demek?

Anlamı

çaresiz kalmak.

Detaylı Açıklama

Eli koynunda kalmak deyimi, gereken anda harekete geçememek, çaresiz ve etkisiz durumda beklemek anlamında kullanılır. Koynunda duran el, burada boş durmayı değil, müdahale imkânı bulamayan insanın sıkışmışlığını gösterir. Deyim özellikle bir haksızlık, zarar ya da acil ihtiyaç karşısında bir şey yapamamanın verdiği iç rahatsızlığı taşır. Bu yüzden hem pasiflik hem de mecburi bekleyiş duygusu içerir. Yangın, kavga, yıkım ya da ağır bir mağduriyet karşısında seyretmek zorunda kalmak, bu deyimin taşıdığı acıyı ve sıkışmışlığı daha görünür kılar. Dışarıdan sakin görünen kişinin içten içe yanıp kendi etkisizliğine öfkelenmesi de bu ifadenin duygusal yükünü artırır. Kısacası eli koynunda kalmak, insanın elinden bir şey gelmediği için seyretmek zorunda kaldığı anları anlatan etkili bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Yangını görünce öylece eli koynunda kalmadı, komşuları hemen dışarı çıkarmaya koştu.
  2. Kardeşine haksızlık yapılırken eli koynunda kaldı, günlerce ağır geldi.
  3. Mahalledeki yıkımı seyredip eli koynunda kalan yaşlı adama çok dokundu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü burada kişi isteksiz değildir; çoğu zaman bir şey yapmak ister ama şartlar onu durdurur. Bu yüzden söz sıkışmışlığı da güçlü biçimde taşır ve duyguyu büyütür.

Haksızlık, yangın, hastalık, kavga ya da acil yardım gereken durumlarda daha doğal duyulur. Çünkü insanın müdahale edememesi böyle anlarda daha çok hissedilir ve daha ağır konuşulur.

İkisi yakın anlamlıdır ama eli koynunda kalmak daha çok seyreden ve bekleyen görüntüyü öne çıkarır. Eli kolu bağlı kalmak ise engellenmişliği daha sert verir ve baskıyı artırır.