Deyim

Feveran Etmek Ne Demek?

Anlamı

birdenbire öfkelenmek, köpürmek, parlamak:
'Beni dinlemeden öyle feveran etme ... hiddetlenme!' -E. E. Talu.

Detaylı Açıklama

Feveran etmek, birdenbire öfkelenmek, köpürmek ve parlamak anlamında kullanılan canlı bir deyimdir. Kaynak cümlede “Beni dinlemeden öyle feveran etme” denmesi, sözün ani, düşünmeden verilen sert tepkiyi anlattığını açıkça gösterir. Buradaki feveran, sakin giden bir duygunun bir anda taşmasıdır. Bu yüzden deyim, sinirin yükselmesini sadece içteki öfke olarak değil, dışa vurulan sert çıkış olarak da hissettirir. İnsan haksızlık duyduğunda, sözünün kesildiğini düşündüğünde ya da beklenmedik bir çıkışla karşılaştığında feveran edebilir. Deyimin gücü, öfkenin ani yükselişini etkili biçimde görünür kılmasındadır. Parlayıp yükselen siniri anlatan güçlü ve yerleşik bir deyimdir. Bu yüzden tartışma sahnelerinde çok hareketli ve gerilimli bir etki yaratır. Deyim, kontrolün kaybolduğu ilk anı özellikle belirginleştirir.

Örnek Cümleler

  1. Bütün meseleyi dinlemeden bir anda feveran etti, sonra pişman oldu.
  2. Genç müdür küçük eleştiride bile feveran etmeye başlayınca ortam gerildi.
  3. Annesi onu susturunca çocuk hemen feveran etti ve kapıyı çarpıp çıktı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü feveran etmek, yavaş büyüyen kızgınlığı değil, bir anda parlayan öfkeyi anlatır. Böylece tepkinin düşünülmeden, taşkın biçimde ortaya çıkması belirginleşir. Söz, yükselen öfkenin hızını da kulağa taşır.

İki söz de öfkenin kısa sürede görünür hâle gelmesini anlatır. Feveran etmek biraz daha taşma ve köpürme duygusu taşırken, parlamak daha ani yüzeye çıkışı öne çıkarır.

Bağ kurulabilir; çünkü öfke ya da panik anında feveran eden kişi ardından yüksek sesle bağırabilir. Ancak feveran etmek duygunun yükselişini, feryadı basmak ise sesin patlayışını öne çıkarır.