Anlamı
1) gömülmek, batmak:
'Toprağa gark olmuş nazik tenleri / Söylemekten kalmış tatlı dilleri' -Yunus Emre. 2) mec. boğulmak: Paraya gark oldu.
Detaylı Açıklama
Gark olmak, gerçek anlamda bir şeyin içine gömülmek, batmak; mecaz anlamda ise para, nimet, duygu ya da herhangi bir yoğunluk içinde adeta boğulmak demektir. Bu çift yönlü yapı deyimi güçlü kılar. Kişi suya, toprağa veya karanlığa gark olabilir; aynı zamanda zenginliğe, borca, düşünceye ya da kedere de gark olabilir. Yani söz yalnız fiziksel bir batışı değil, insanı tümüyle kuşatan bir fazlalığı anlatır. Bu yüzden edebî dilde de günlük konuşmada da etkileyici bir karşılığı vardır. Deyimin tonunda ölçünün aşılması bulunur. Gark olan şey, artık dışarıdan yalnızca temas etmez; bütünüyle çevrelenir ve kuşatılır. Böylece söz, yoğunluğun insan ya da nesne üzerindeki baskısını çok canlı biçimde verir.
Örnek Cümleler
- Yeni mirasla bir anda paraya gark olmak çevresindekileri epey şaşırttı.
- Acı haberi alınca düşüncelere gark olmak için sessizce odasına çekildi.
- Şiddetli yağmur yüzünden bodrum kat kısa sürede suya gark oldu.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça kökenli "gark" kelimesi batma, gömülme ve içine tamamen dalma anlamlarıyla Osmanlıca ve klasik edebiyatta da yaygın biçimde kullanılmıştır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü iki kullanımda da ortak fikir, bir şeyin bütünüyle sarılıp kuşatılmasıdır. İster su olsun ister zenginlik ya da keder, gark olmak her durumda yoğunluk tarafından yutulma hissi verir.
Boğulmak daha çok ölümcül veya nefes kesen bir sonucu düşündürür. Gark olmak ise bazen sadece aşırı derecede kuşatılmayı anlatır; bu yüzden duygusal ve mecaz kullanımı daha esnektir.
Şiirsel anlatımda, yoğun duyguların ifade edildiği cümlelerde, zenginlik veya felaketin aşırılığını anlatırken ve insanın kendini bir şeye kaptırdığı sahnelerde özellikle etkili bir anlatım değeri taşır.