Anlamı
1) uzun sürmek, sürüp gitmek:
'Park enikonu bir olay, tebrik ve övgüler gırla gidiyor.' -T. Buğra. 2) bol bol ortaya dökülüp harcanmak.
Detaylı Açıklama
Gırla gitmek deyimi, bağlama göre bir şeyin çokça sürmesi, peş peşe gelmesi ya da bol keseden ortaya dökülüp harcanması anlamında kullanılır. Bu yüzden hem söz, övgü, dedikodu, bahane gibi akışı kesilmeyen şeyler için, hem de para, ikram, yiyecek gibi bolca harcanan unsurlar için duyulabilir. Deyimde hafif bir taşkınlık duygusu vardır; ölçülü değil, gözle görülür bir fazlalık anlatılır. Kimi zaman bu bolluk olumlu bir coşku taşır, kimi zaman da abartı ya da savurganlık sezdirir. Sözün gücü, miktarı rakamla değil, akıp giden bir yoğunluk hissiyle vermesindedir. Böylece hem süreklilik hem de bolluk tek bir kalıpta birleşir ve anlatılan şeyin sıradan ölçüyü aştığı hemen anlaşılır.
Örnek Cümleler
- Düğünde övgüler de ikramlar da akşama kadar gırla gitti doğrusu.
- Seçim yaklaşınca mahallede vaatler gırla gitti ama kimse inanmadı artık.
- Maaş yatar yatmaz gereksiz alışverişe para gırla gitmeye başladı yine.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü gırla gitmek yalnız çokluğu değil, o çokluğun kesilmeden akışını da düşündürür. Bu nedenle söz, hem miktarın fazlalığını hem de bunun bir süre boyunca sürmesini birlikte verir.
İkram, tebrik ve neşeli kalabalık anlatılırken olumlu duyulabilir. Para savrulması, boş vaatler ya da bitmeyen dedikodu anlatıldığında ise aynı söz, açık bir abartı ve eleştiri havası kazanır.
Para, malzeme, yiyecek ya da emeğin ölçüsüz harcandığı durumlarda belirginleşir. Böyle yerlerde deyim, yalnız bolluğu değil, işin ipin ucunu kaçıracak kadar kontrolsüz yürüdüğünü de sezdirmeye başlar.