Anlamı
1) önceden iyi göremediği bir şeyi sonradan görür olmak; 2) mec. bir şey ilk etkisini yitirmek, yadırganmaz olmak.
Detaylı Açıklama
Gözü alışmak deyimi hem somut hem mecaz anlamda kullanılan işlevli bir ifadedir. İlk anlamında karanlıkta, loşlukta ya da yeni bir ortamda gözün zamanla ayrıntıları seçmeye başlamasını anlatır. İkinci anlamında ise kişi bir duruma, görüntüye ya da yeniliğe zamanla alışır; ilk anda garipsediği şey artık doğal görünmeye başlar. Bu yönüyle deyim, fiziksel görme sürecini olduğu kadar zihinsel ve duygusal uyumu da açıklar. Yeni eve taşınmak, farklı bir şehre gitmek, sıra dışı bir görünüşle karşılaşmak ya da loş bir odada beklemek gibi bağlamlarda kolayca kullanılır. İlk şaşkınlık ya da zorlanma zamanla azalır. Kısacası gözü alışmak, hem görmenin netleşmesini hem de yabancılık hissinin yavaşça silinmesini anlatan çok katmanlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Karanlık odaya girince gözü alıştı, eşyaları seçmeye başladı biraz sonra.
- Mahalle bu yeni binaya zamanla gözü alıştı, kimse yadırgamadı artık.
- Başta tuhaf gelen düzen, birkaç hafta sonra gözü alışınca doğal göründü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Karanlık ya da loş ortamda gözün zamanla ayrıntıları seçmeye başlamasını anlatır. İlk anda görülmeyen şeyler, biraz bekleyince daha net, rahat ve belirgin biçimde fark edilir.
İlk başta yadırganan bir görüntüye, kişiye ya da düzene zamanla alışıldığında kullanılır. Böylece yabancılık azalır ve şey daha olağan, tanıdık ve kabul edilebilir görünmeye başlar.
Biri alışmayı, öteki çekinmeyi anlatır. Başta gözü almayan bir durum, zaman geçip kişi uyum sağladığında gözü alışan, doğal görünen ve kolay kabul edilen bir duruma dönüşebilir.