Anlamı
1) düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak:
'Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım.' -H. C. Yalçın. 2) kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak.
Detaylı Açıklama
Gürültü çıkarmak deyimi, birinci anlamında yüksek, düzensiz ve rahatsız edici sesler oluşturmak; ikinci anlamında ise kavga, tartışma ya da karışıklık yaratmak için kullanılır. Bu iki anlamın ortak noktası, mevcut düzenin bozulmasıdır. Fiziksel seste sessizlik bozulur, toplumsal ilişkide ise huzur dağılır. Bu yüzden deyim ev içinde, sokakta, okulda, iş yerinde ve kalabalık ortamlarda çok geniş kullanım alanına sahiptir. Çocukların bağrışması, eşyaların patırtısı, komşuların tartışması ya da toplantıda çıkan karışıklık bu sözle kolayca anlatılır. Kısacası gürültü çıkarmak, hem ses düzeyinde hem ilişki düzeyinde ortalığı bozmayı anlatan, günlük dilde çok işlek ve çok yönlü bir deyimdir. Böylece rahatsızlık kaynağı, ses ya da kavga olarak kısa yoldan görünür olur.
Örnek Cümleler
- Gece yarısı koridorda gürültü çıkarınca bütün apartman uyandı birden yine.
- Toplantıda yine gereksiz yere gürültü çıkarıp işi uzattılar maalesef bugün.
- Çocuklar top oynarken pencerenin önünde çok fazla gürültü çıkardı akşam.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Ortak nokta, düzenin bozulmasıdır. Ses anlamında sessizlik kaybolur, tartışma anlamında ise ortamın huzuru dağılır; bu yüzden iki kullanım da aynı ortak rahatsızlık duygusunda birlikte birleşir.
Çünkü hem fiziksel patırtı hem de sosyal karışıklık günlük hayatın çok sık karşılaşılan iki ayrı hâlidir. Deyim bunları tek sözle anlatabildiği için konuşmada son derece kullanışlıdır.
Evet, vardır. Gürültü çıkarmak, bunu yapan bir özneyi daha belirgin hissettirir; gürültü çıkmak ise olayın kendisini, bazen faili belirsiz biçimde, daha nötr bir anlatımla verir.